Tur Ara
Manevi Miras Ve Keşif Rotaları Hurghada - Luksor - El Minya - Al-bahnasa - Fayum - Kahire - Turu
(21 Mart - 29 Mart 2027)
% 25 Ön Ödemeli
4* & 5* Oteller Vb.
Çift Kişilik Odada Kişibaşı
İlave Yatak
Tek Kişilik Oda
Çocuk
2.195,00 USD
109.859,75 TL
2.195,00 USD
109.859,75 TL
2.645,00 USD
132.382,25 TL
- Nakit, Havale ve Kredi Kartı Tek Çekimde geçerlidir.
Ödeme Koşulu
Taksit Sayısı / İndirim Oranı
-
HavaleKredi Kartı Tek Çekim
Tek Çekim
Tek Çekim
Tek Çekim
Tek Çekim
Tek Çekim
Tek Çekim
Tek Çekim
Tek Çekim
Tek Çekim
Tek Çekim
Tek Çekim
Tur Programı
1. Gün
İstanbul – Hurghada
KIZILDENİZ’E AÇILAN BÜYÜK YOLCULUK
Saat 19.30’da İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı Dış Hatlar Terminali’nde tur arkadaşlarımızla buluşuyoruz. Bagaj teslimi, bilet ve pasaport işlemlerimizin ardından Pegasus Hava Yolları’nın PC620 sefer sayılı tarifeli direkt uçuşu ile saat 22.35’te Hurghada’ya hareket ediyoruz.Bu gece yalnızca İstanbul’dan Mısır’a doğru yola çıkmıyor; Kızıldeniz kıyılarından Nil Vadisi’ne, kadim medeniyetlerden İslam’ın ilim, irfan ve gönül mirasına uzanacak özel bir yolculuğun ilk adımını atıyoruz. Önümüzdeki günlerde Luksor’un binlerce yıllık tarihinden Al-Bahnasa’nın sahabe ve şehitlere nispet edilen manevi hatıralarına; Fayum’un gölü ve çöl sessizliğinden Kahire’nin Ehl-i Beyt makamlarına, âlimlerine ve sultanlarına; Tanta’nın tasavvuf mirasından İskenderiye’nin Akdeniz’e açılan tarihî dünyasına uzanan çok katmanlı bir Mısır’ı keşfedeceğiz.
Önemli Konaklama Bilgisi
Uçağımız Hurghada’ya gece yarısından sonra varacaktır. Misafirlerimizin otele ulaştıklarında standart check-in saatini beklemeden odalarına yerleşebilmeleri ve yolculuk sonrasında dinlenebilmeleri amacıyla Hurghada’daki otel rezervasyonumuz bugünden başlatılmaktadır.Hurghada konaklamamız, alkolsüz her şey dahil konseptinde olarak otelimizde gerçekleştirilecektir.
Gece uçuşu. Konaklama rezervasyonu Hurghada’da başlamaktadır.
Saat 19.30’da İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı Dış Hatlar Terminali’nde tur arkadaşlarımızla buluşuyoruz. Bagaj teslimi, bilet ve pasaport işlemlerimizin ardından Pegasus Hava Yolları’nın PC620 sefer sayılı tarifeli direkt uçuşu ile saat 22.35’te Hurghada’ya hareket ediyoruz.Bu gece yalnızca İstanbul’dan Mısır’a doğru yola çıkmıyor; Kızıldeniz kıyılarından Nil Vadisi’ne, kadim medeniyetlerden İslam’ın ilim, irfan ve gönül mirasına uzanacak özel bir yolculuğun ilk adımını atıyoruz. Önümüzdeki günlerde Luksor’un binlerce yıllık tarihinden Al-Bahnasa’nın sahabe ve şehitlere nispet edilen manevi hatıralarına; Fayum’un gölü ve çöl sessizliğinden Kahire’nin Ehl-i Beyt makamlarına, âlimlerine ve sultanlarına; Tanta’nın tasavvuf mirasından İskenderiye’nin Akdeniz’e açılan tarihî dünyasına uzanan çok katmanlı bir Mısır’ı keşfedeceğiz.
Önemli Konaklama Bilgisi
Uçağımız Hurghada’ya gece yarısından sonra varacaktır. Misafirlerimizin otele ulaştıklarında standart check-in saatini beklemeden odalarına yerleşebilmeleri ve yolculuk sonrasında dinlenebilmeleri amacıyla Hurghada’daki otel rezervasyonumuz bugünden başlatılmaktadır.Hurghada konaklamamız, alkolsüz her şey dahil konseptinde olarak otelimizde gerçekleştirilecektir.
Gece uçuşu. Konaklama rezervasyonu Hurghada’da başlamaktadır.
2. Gün
Hurghada
KIZILDENİZ’İN MAVİ DÜNYASI VE HURGHADA’NIN İSLAMİ YÜZÜ
Yerel saatle 00.15’te Hurghada Uluslararası Havalimanı’na varıyoruz. Pasaport ve bagaj işlemlerimizin ardından bizi bekleyen özel aracımızla otelimize hareket ediyoruz.Otel rezervasyonumuz bir önceki günden başlatıldığı için, otele ulaştığımızda standart check-in saatini beklemeden hazır olan odalarımıza doğrudan yerleşiyor ve yolculuğun ardından dinleniyoruz.
Sabah otelimizde alacağımız kahvaltının ardından dinlenmeye devam ediyoruz. Hurghada’daki konaklamamız alkolsüz her şey dahil ; otelin belirlediği servis saatleri ve konsept kapsamı içerisinde kahvaltı, öğle ve akşam yemekleri ile alkolsüz içeceklerden yararlanıyoruz.Öğle yemeğimizin ardından Hurghada’yı tanımak üzere otelimizden ayrılıyoruz. Bir zamanlar Kızıldeniz kıyısındaki küçük bir balıkçı yerleşimi olan Hurghada’nın, zaman içerisinde bölgenin en önemli turizm merkezlerinden birine dönüşen hikâyesini rehberimizin anlatımlarıyla dinliyoruz.İlk ziyaretimizi, deniz kıyısındaki görkemli konumuyla şehrin en dikkat çekici ibadet merkezlerinden biri olan El Mina Camii’ne gerçekleştiriyoruz. Yüksek minareleri, geniş ibadet alanı ve Kızıldeniz’e açılan manzarasıyla dikkat çeken cami, günümüz Hurghada’sının İslami şehir kimliğini ve günlük ibadet hayatını yansıtan önemli yapılardan biridir. Ziyaret ve ibadet koşullarının uygun olması hâlinde namazımızı burada eda ediyoruz.
El Mina Camii ziyaretimizin ardından balıkçı limanı, Hurghada Marina, sahil şeridi ve şehir merkezini kapsayan panoramik gezimizi gerçekleştiriyoruz. Kızıldeniz kıyısındaki modern şehir hayatı ile bölgenin yerel dokusunu birlikte gözlemliyoruz. Merkez bölgesinde alışveriş ve diğer kişisel ihtiyaçlarınız için serbest zaman veriyoruz. Daha sonra Sea Scope deneyimi için hareket ediyoruz. Denizaltı gözlem teknesinin su seviyesinin altındaki panoramik bölümünden Kızıldeniz’in berrak sularını, rengârenk mercanlarını ve zengin su altı yaşamını izliyoruz. Denize girmeden gerçekleştirilen bu özel deneyim sırasında Kızıldeniz’in eşsiz tabiatını ve yaratılışın zenginliğini yakından görme imkânı buluyoruz.
Sea Scope gezimizin ardından otelimize dönüyoruz.
Konaklamamız Hurghada’daki otelimizde.
Yerel saatle 00.15’te Hurghada Uluslararası Havalimanı’na varıyoruz. Pasaport ve bagaj işlemlerimizin ardından bizi bekleyen özel aracımızla otelimize hareket ediyoruz.Otel rezervasyonumuz bir önceki günden başlatıldığı için, otele ulaştığımızda standart check-in saatini beklemeden hazır olan odalarımıza doğrudan yerleşiyor ve yolculuğun ardından dinleniyoruz.
Sabah otelimizde alacağımız kahvaltının ardından dinlenmeye devam ediyoruz. Hurghada’daki konaklamamız alkolsüz her şey dahil ; otelin belirlediği servis saatleri ve konsept kapsamı içerisinde kahvaltı, öğle ve akşam yemekleri ile alkolsüz içeceklerden yararlanıyoruz.Öğle yemeğimizin ardından Hurghada’yı tanımak üzere otelimizden ayrılıyoruz. Bir zamanlar Kızıldeniz kıyısındaki küçük bir balıkçı yerleşimi olan Hurghada’nın, zaman içerisinde bölgenin en önemli turizm merkezlerinden birine dönüşen hikâyesini rehberimizin anlatımlarıyla dinliyoruz.İlk ziyaretimizi, deniz kıyısındaki görkemli konumuyla şehrin en dikkat çekici ibadet merkezlerinden biri olan El Mina Camii’ne gerçekleştiriyoruz. Yüksek minareleri, geniş ibadet alanı ve Kızıldeniz’e açılan manzarasıyla dikkat çeken cami, günümüz Hurghada’sının İslami şehir kimliğini ve günlük ibadet hayatını yansıtan önemli yapılardan biridir. Ziyaret ve ibadet koşullarının uygun olması hâlinde namazımızı burada eda ediyoruz.
El Mina Camii ziyaretimizin ardından balıkçı limanı, Hurghada Marina, sahil şeridi ve şehir merkezini kapsayan panoramik gezimizi gerçekleştiriyoruz. Kızıldeniz kıyısındaki modern şehir hayatı ile bölgenin yerel dokusunu birlikte gözlemliyoruz. Merkez bölgesinde alışveriş ve diğer kişisel ihtiyaçlarınız için serbest zaman veriyoruz. Daha sonra Sea Scope deneyimi için hareket ediyoruz. Denizaltı gözlem teknesinin su seviyesinin altındaki panoramik bölümünden Kızıldeniz’in berrak sularını, rengârenk mercanlarını ve zengin su altı yaşamını izliyoruz. Denize girmeden gerçekleştirilen bu özel deneyim sırasında Kızıldeniz’in eşsiz tabiatını ve yaratılışın zenginliğini yakından görme imkânı buluyoruz.
Sea Scope gezimizin ardından otelimize dönüyoruz.
Konaklamamız Hurghada’daki otelimizde.
3. Gün
Hurghada – Luksor
KIZILDENİZ’DEN NİL VADİSİ’NE: KADİM TEB’DEN EBU’L HACCAC’A
Bugün Mısır’ın en önemli tarih ve medeniyet merkezlerinden biri olan Luksor’u keşfetmek üzere çok erken saatlerde odalarımızı boşaltıyoruz. Otelimiz tarafından hazırlanacak kahvaltı kutularımızı alarak özel aracımızla Hurghada’dan ayrılıyor ve Nil Vadisi’ne doğru yola çıkıyoruz.Yolculuğumuz boyunca araçlarımızda yeterli miktarda içme suyu ücretsiz olarak sunulmaktadır. Araç içi Wi-Fi hizmetinden yerel kapsama alanı ve kullanım kotası çerçevesinde ücretsiz olarak yararlanılabilir. Yol ve trafik koşullarının güvenli ve uygun olduğu bölümlerde misafirlerimize limitli çay, kahve ve atıştırmalık ikramları sunulmaktadır.
Sabah saatlerinde Luksor’a ulaşmamızın ardından ilk ziyaretimizi, antik dünyanın en büyük dinî merkezlerinden biri kabul edilen Karnak Tapınak Kompleksi’ne gerçekleştiriyoruz. Yüzyıllar boyunca farklı hükümdarların eklediği tapınaklar, avlular, dikilitaşlar ve dev sütunlar arasında ilerlerken, bir zamanlar Antik Teb’in kalbi olan bu görkemli merkezin inanç, iktidar ve günlük hayat üzerindeki etkisini rehberimizin anlatımlarıyla keşfediyoruz.Ardından Nil’in batı yakasına geçiyoruz. Eski Mısırlıların güneşin battığı yönü ölümden sonraki hayata açılan bir kapı olarak kabul etmeleri nedeniyle firavun mezarlarının ve anıt tapınakların büyük bölümünün neden bu bölgede inşa edildiğini öğreniyoruz.İlk olarak Krallar Vadisi’ni ve programa dahil olan firavun mezarlarını ziyaret ediyoruz. Kayalık dağların içine gizlenmiş mezar odalarında, firavunların sonsuzluk düşüncesini ve ölümden sonraki hayata ilişkin inançlarını yansıtan duvar resimlerini görüyoruz.Daha sonra Mısır tarihinin en dikkat çekici kadın hükümdarlarından Kraliçe Hatşepsut’un Anıt Tapınağı’nı ziyaret ediyoruz. Dağların doğal yapısıyla bütünleşen etkileyici mimarisi eşliğinde Hatşepsut’un iktidara uzanan sıra dışı hikâyesini dinliyoruz.Batı Luksor gezimizi, bir zamanlar burada yükselen büyük anıt tapınağın günümüze ulaşan görkemli muhafızları olan Memnon Heykelleri ile tamamlıyoruz.Ziyaretlerimizin ardından yerel bir restoranda öğle yemeğimizi alıyoruz.
Öğle yemeği dahildir. Yemek sırasında sunulacak limitli içecekler sunulacaktır.
Öğle yemeğimizin ardından Luksor’un İslami ve manevi mirasını tanımaya devam ediyoruz. Luksor Tapınağı’nın tarihî katmanları arasında yükselen Ebu’l Haccac Camii ve Türbesi’ni ziyaret ediyoruz.Yüzyıllardır ibadete açık olan bu özel mekân, aynı topraklarda birbirinin izini takip eden medeniyetlerin en çarpıcı örneklerinden biridir. Burada, Luksor halkının manevi dünyasında önemli bir yere sahip olan mutasavvıf Ebu’l Haccac Yusuf el-Luksori’nin hayatını, bölgede oluşturduğu ilim ve irfan çevresini ve yüzyıllardır yaşatılan manevi hatırasını dinliyoruz. Ziyaret ve ibadet koşullarının uygun olması hâlinde namazımızı camide eda ediyoruz.
Ardından Luksor Tapınağı’nı geziyoruz. Anıtsal girişleri, heykelleri, sütunları ve farklı dönemlere ait izleri arasında ilerlerken; Firavunlar döneminden Roma ve Hristiyanlık dönemlerine, oradan İslam medeniyetine uzanan binlerce yıllık bir tarih yolculuğuna tanıklık ediyoruz.Antik tapınağın tarihî dokusu içerisinde hâlen ibadete açık olan Ebu’l Haccac Camii, Luksor’un yalnızca geçmişi sergilenen bir açık hava müzesi olmadığını; inanç, gelenek ve şehir hayatının yüzyıllardır kesintisiz biçimde devam ettiği yaşayan bir medeniyet merkezi olduğunu hissettiriyor.Luksor’daki bütün ziyaretlerimizin tamamlanmasının ardından akşam saatlerinde otelimize hareket ediyoruz. Otele varışımızla birlikte odalarımıza yerleşiyoruz.
Akşam yemeğimizi otelimizde alıyoruz.
Akşam yemeği dahildir. Yemek sırasında limitli içecekler sunulacaktır.
Geceleme Luksor’daki otelimizde.
Bugün Mısır’ın en önemli tarih ve medeniyet merkezlerinden biri olan Luksor’u keşfetmek üzere çok erken saatlerde odalarımızı boşaltıyoruz. Otelimiz tarafından hazırlanacak kahvaltı kutularımızı alarak özel aracımızla Hurghada’dan ayrılıyor ve Nil Vadisi’ne doğru yola çıkıyoruz.Yolculuğumuz boyunca araçlarımızda yeterli miktarda içme suyu ücretsiz olarak sunulmaktadır. Araç içi Wi-Fi hizmetinden yerel kapsama alanı ve kullanım kotası çerçevesinde ücretsiz olarak yararlanılabilir. Yol ve trafik koşullarının güvenli ve uygun olduğu bölümlerde misafirlerimize limitli çay, kahve ve atıştırmalık ikramları sunulmaktadır.
Sabah saatlerinde Luksor’a ulaşmamızın ardından ilk ziyaretimizi, antik dünyanın en büyük dinî merkezlerinden biri kabul edilen Karnak Tapınak Kompleksi’ne gerçekleştiriyoruz. Yüzyıllar boyunca farklı hükümdarların eklediği tapınaklar, avlular, dikilitaşlar ve dev sütunlar arasında ilerlerken, bir zamanlar Antik Teb’in kalbi olan bu görkemli merkezin inanç, iktidar ve günlük hayat üzerindeki etkisini rehberimizin anlatımlarıyla keşfediyoruz.Ardından Nil’in batı yakasına geçiyoruz. Eski Mısırlıların güneşin battığı yönü ölümden sonraki hayata açılan bir kapı olarak kabul etmeleri nedeniyle firavun mezarlarının ve anıt tapınakların büyük bölümünün neden bu bölgede inşa edildiğini öğreniyoruz.İlk olarak Krallar Vadisi’ni ve programa dahil olan firavun mezarlarını ziyaret ediyoruz. Kayalık dağların içine gizlenmiş mezar odalarında, firavunların sonsuzluk düşüncesini ve ölümden sonraki hayata ilişkin inançlarını yansıtan duvar resimlerini görüyoruz.Daha sonra Mısır tarihinin en dikkat çekici kadın hükümdarlarından Kraliçe Hatşepsut’un Anıt Tapınağı’nı ziyaret ediyoruz. Dağların doğal yapısıyla bütünleşen etkileyici mimarisi eşliğinde Hatşepsut’un iktidara uzanan sıra dışı hikâyesini dinliyoruz.Batı Luksor gezimizi, bir zamanlar burada yükselen büyük anıt tapınağın günümüze ulaşan görkemli muhafızları olan Memnon Heykelleri ile tamamlıyoruz.Ziyaretlerimizin ardından yerel bir restoranda öğle yemeğimizi alıyoruz.
Öğle yemeği dahildir. Yemek sırasında sunulacak limitli içecekler sunulacaktır.
Öğle yemeğimizin ardından Luksor’un İslami ve manevi mirasını tanımaya devam ediyoruz. Luksor Tapınağı’nın tarihî katmanları arasında yükselen Ebu’l Haccac Camii ve Türbesi’ni ziyaret ediyoruz.Yüzyıllardır ibadete açık olan bu özel mekân, aynı topraklarda birbirinin izini takip eden medeniyetlerin en çarpıcı örneklerinden biridir. Burada, Luksor halkının manevi dünyasında önemli bir yere sahip olan mutasavvıf Ebu’l Haccac Yusuf el-Luksori’nin hayatını, bölgede oluşturduğu ilim ve irfan çevresini ve yüzyıllardır yaşatılan manevi hatırasını dinliyoruz. Ziyaret ve ibadet koşullarının uygun olması hâlinde namazımızı camide eda ediyoruz.
Ardından Luksor Tapınağı’nı geziyoruz. Anıtsal girişleri, heykelleri, sütunları ve farklı dönemlere ait izleri arasında ilerlerken; Firavunlar döneminden Roma ve Hristiyanlık dönemlerine, oradan İslam medeniyetine uzanan binlerce yıllık bir tarih yolculuğuna tanıklık ediyoruz.Antik tapınağın tarihî dokusu içerisinde hâlen ibadete açık olan Ebu’l Haccac Camii, Luksor’un yalnızca geçmişi sergilenen bir açık hava müzesi olmadığını; inanç, gelenek ve şehir hayatının yüzyıllardır kesintisiz biçimde devam ettiği yaşayan bir medeniyet merkezi olduğunu hissettiriyor.Luksor’daki bütün ziyaretlerimizin tamamlanmasının ardından akşam saatlerinde otelimize hareket ediyoruz. Otele varışımızla birlikte odalarımıza yerleşiyoruz.
Akşam yemeğimizi otelimizde alıyoruz.
Akşam yemeği dahildir. Yemek sırasında limitli içecekler sunulacaktır.
Geceleme Luksor’daki otelimizde.
4. Gün
Luksor – (Sohag) – El Minya
NİL BOYUNCA MANEVİ İZLER: SİDİ ARİF’TEN EL-OMRAVİ’YE
Otelimizde alacağımız kahvaltının ardından odalarımızı boşaltıyor ve erken saatlerde özel aracımızla El Minya’ya doğru hareket ediyoruz. Nil Vadisi boyunca gerçekleştireceğimiz bu yolculukta, Mısır’ın yalnızca büyük şehirlerinde değil, Yukarı Mısır’ın daha az bilinen şehirlerinde de yüzyıllardır yaşatılan İslami geleneğin izlerini takip ediyoruz.
Yolculuğumuz boyunca araçlarımızda yeterli miktarda içme suyu ücretsiz olarak sunulmaktadır. Araç içi Wi-Fi hizmetinden yerel kapsama alanı ve kullanım kotası çerçevesinde ücretsiz olarak yararlanılabilir. Yol ve trafik şartlarının güvenli ve uygun olduğu bölümlerde misafirlerimize limitli çay, kahve ve atıştırmalık ikramları sunulmaktadır.
Yol, ziyaret saatleri ve program akışının elvermesi hâlinde Sohag’da Sidi Arif Camii ve Türbesi’ni ziyaret ediyoruz. Sohag’ın en önemli manevi merkezlerinden biri olan ve halk arasında El-Arif Billah Camii adıyla da tanınan bu mekân, bölgede ilim, irfan ve tasavvuf geleneğiyle anılan Şeyh İsmail el-Yemani’nin hatırasını yaşatmaktadır.
Caminin ve türbenin huzurlu atmosferinde Sohag halkının yüzyıllardır devam eden manevi bağlılığını hissediyor; büyük şehirlerin dışında yaşatılan Mısır tasavvuf kültürünü yakından tanıyoruz. Caminin yakınında bulunan Murad Bey’in kabri ise bu manevi mekânı Mısır’ın geç Osmanlı dönemindeki siyasi tarihine bağlayan önemli bir hatıradır. Böylece aynı durakta hem bir gönül insanının bıraktığı manevi mirasa hem de Osmanlı idaresindeki Mısır’ın çalkantılı yıllarına ait izlere tanıklık ediyoruz. (Sohag ziyareti yol, iklim, mevsim ve trafik şartlarına bağlı olmak üzere tur programında aksaklık yaşanmaması için yapılamayabilir. Bu durumda eksik hizmet gerekçesi ile ücret iadesi yapılmayacaktır.)
Ziyaretimizin ardından El Minya’ya doğru yolculuğumuza devam ediyoruz.
El Minya’ya varışımızın ardından şehrin en önemli İslami eserlerinden biri olan El-Omrawi Camii’ni ziyaret ediyoruz. Veda Camii adıyla da bilinen yapının tarihî dokusunda farklı dönemlerin izleri bir arada görülmektedir. Caminin avlusu, sütunları ve ibadet bölümleri; El Minya’da yüzyıllar boyunca değişen, ancak kesintiye uğramadan devam eden İslami şehir hayatını yansıtmaktadır.
Caminin “Veda Camii” olarak anılmasının ardında hüzünlü ve insani bir hikâye bulunmaktadır. Geçmişte Nil’in karşı yakasına defnedilmek üzere götürülen cenazelerin namazlarının burada kılındığı ve yakınlarının son vedalarını bu camide yaptığı anlatılmaktadır. Bu nedenle El-Omrawi Camii, El Minya halkının hafızasında yalnızca bir ibadet mekânı değil; dua, ayrılık ve ebedî yolculukla özdeşleşen özel bir durak olarak yaşamaya devam etmektedir.Ziyaret ve ibadet koşullarının uygun olması hâlinde namazımızı burada eda ediyoruz. Ardından El Minya şehir merkezinde, Memlük ve Osmanlı dönemlerinin izlerini taşıyan seçilmiş İslami eserleri görüyor ve panoramik şehir gezimizi gerçekleştiriyoruz. Nil kıyısında gelişen El Minya’nın tarihî dokusunu, günlük yaşamını ve Yukarı Mısır’a özgü sakin atmosferini tanıyoruz.Gün boyunca gerçekleştireceğimiz ziyaretlerin tamamlanmasının ardından akşam saatlerinde otelimize geçiyor ve odalarımıza yerleşiyoruz.
Akşam yemeğimizi otelimizde alıyoruz.
Akşam yemeği dahildir. Yemek sırasında limitli içecekler sunulacaktır.
Geceleme El Minya’daki otelimizde.
Otelimizde alacağımız kahvaltının ardından odalarımızı boşaltıyor ve erken saatlerde özel aracımızla El Minya’ya doğru hareket ediyoruz. Nil Vadisi boyunca gerçekleştireceğimiz bu yolculukta, Mısır’ın yalnızca büyük şehirlerinde değil, Yukarı Mısır’ın daha az bilinen şehirlerinde de yüzyıllardır yaşatılan İslami geleneğin izlerini takip ediyoruz.
Yolculuğumuz boyunca araçlarımızda yeterli miktarda içme suyu ücretsiz olarak sunulmaktadır. Araç içi Wi-Fi hizmetinden yerel kapsama alanı ve kullanım kotası çerçevesinde ücretsiz olarak yararlanılabilir. Yol ve trafik şartlarının güvenli ve uygun olduğu bölümlerde misafirlerimize limitli çay, kahve ve atıştırmalık ikramları sunulmaktadır.
Yol, ziyaret saatleri ve program akışının elvermesi hâlinde Sohag’da Sidi Arif Camii ve Türbesi’ni ziyaret ediyoruz. Sohag’ın en önemli manevi merkezlerinden biri olan ve halk arasında El-Arif Billah Camii adıyla da tanınan bu mekân, bölgede ilim, irfan ve tasavvuf geleneğiyle anılan Şeyh İsmail el-Yemani’nin hatırasını yaşatmaktadır.
Caminin ve türbenin huzurlu atmosferinde Sohag halkının yüzyıllardır devam eden manevi bağlılığını hissediyor; büyük şehirlerin dışında yaşatılan Mısır tasavvuf kültürünü yakından tanıyoruz. Caminin yakınında bulunan Murad Bey’in kabri ise bu manevi mekânı Mısır’ın geç Osmanlı dönemindeki siyasi tarihine bağlayan önemli bir hatıradır. Böylece aynı durakta hem bir gönül insanının bıraktığı manevi mirasa hem de Osmanlı idaresindeki Mısır’ın çalkantılı yıllarına ait izlere tanıklık ediyoruz. (Sohag ziyareti yol, iklim, mevsim ve trafik şartlarına bağlı olmak üzere tur programında aksaklık yaşanmaması için yapılamayabilir. Bu durumda eksik hizmet gerekçesi ile ücret iadesi yapılmayacaktır.)
Ziyaretimizin ardından El Minya’ya doğru yolculuğumuza devam ediyoruz.
El Minya’ya varışımızın ardından şehrin en önemli İslami eserlerinden biri olan El-Omrawi Camii’ni ziyaret ediyoruz. Veda Camii adıyla da bilinen yapının tarihî dokusunda farklı dönemlerin izleri bir arada görülmektedir. Caminin avlusu, sütunları ve ibadet bölümleri; El Minya’da yüzyıllar boyunca değişen, ancak kesintiye uğramadan devam eden İslami şehir hayatını yansıtmaktadır.
Caminin “Veda Camii” olarak anılmasının ardında hüzünlü ve insani bir hikâye bulunmaktadır. Geçmişte Nil’in karşı yakasına defnedilmek üzere götürülen cenazelerin namazlarının burada kılındığı ve yakınlarının son vedalarını bu camide yaptığı anlatılmaktadır. Bu nedenle El-Omrawi Camii, El Minya halkının hafızasında yalnızca bir ibadet mekânı değil; dua, ayrılık ve ebedî yolculukla özdeşleşen özel bir durak olarak yaşamaya devam etmektedir.Ziyaret ve ibadet koşullarının uygun olması hâlinde namazımızı burada eda ediyoruz. Ardından El Minya şehir merkezinde, Memlük ve Osmanlı dönemlerinin izlerini taşıyan seçilmiş İslami eserleri görüyor ve panoramik şehir gezimizi gerçekleştiriyoruz. Nil kıyısında gelişen El Minya’nın tarihî dokusunu, günlük yaşamını ve Yukarı Mısır’a özgü sakin atmosferini tanıyoruz.Gün boyunca gerçekleştireceğimiz ziyaretlerin tamamlanmasının ardından akşam saatlerinde otelimize geçiyor ve odalarımıza yerleşiyoruz.
Akşam yemeğimizi otelimizde alıyoruz.
Akşam yemeği dahildir. Yemek sırasında limitli içecekler sunulacaktır.
Geceleme El Minya’daki otelimizde.
5. Gün
El Minya – Al-Bahnasa – Fayum Vahası
SAHABE İZLERİNDEN FAYUM’UN GÖLÜNE, ÇÖLÜN YILDIZLARINA
Otelimizde alacağımız erken kahvaltının ardından odalarımızı boşaltıyor ve özel aracımızla Beni Mazar üzerinden Al-Bahnasa’ya doğru hareket ediyoruz.
Yolculuğumuz boyunca araçlarımızda yeterli miktarda içme suyu ücretsiz olarak sunulmaktadır. Araç içi Wi-Fi hizmetinden yerel kapsama alanı ve kullanım kotası çerçevesinde ücretsiz olarak yararlanılabilir. Yol ve trafik şartlarının güvenli ve uygun olduğu bölümlerde misafirlerimize limitli çay, kahve ve atıştırmalık ikramları sunulmaktadır.Bugünkü ilk durağımız, Mısır’ın erken İslam tarihiyle ilişkilendirilen en özel ziyaret bölgelerinden biri olan Al-Bahnasa’dır. İslam’ın Mısır topraklarında yayılmaya başladığı dönemde yaşanan mücadelelerle anılan bu bölge; sahabe, tâbiîn ve şehitlere nispet edilen makamları, kabirleri ve asırlardır yaşatılan manevi hatıralarıyla halk arasında ayrı bir yere sahiptir.Rehberimizin anlatımları eşliğinde seçilmiş makamları ve tarihî alanları ziyaret ederken, İslam’ın bu topraklara ulaşmasının ardındaki fedakârlıkları ve burada hatırası yaşatılan insanların hikâyelerini dinliyoruz. Tarihî olarak doğrulanmış bilgiler ile nesilden nesile aktarılan dinî ve yerel rivayetlerin ayrımına özen göstererek Al-Bahnasa’nın manevi atmosferini tanıyoruz.Ziyaretlerimiz sırasında dualarımızı ediyor; ziyaret ve ibadet koşullarının uygun olması hâlinde namazımızı eda ediyoruz. Al-Bahnasa’nın sade ve huzurlu ortamında, tarihin yalnızca büyük yapılarda değil, insanların yüzyıllardır koruduğu hatıralarda da yaşamaya devam ettiğini hissediyoruz.Ziyaretlerimizin ardından Fayum Vahası’na doğru hareket ediyoruz. Fayum’a varışımızla birlikte Karun Gölü kıyısında bulunan yerel bir restoranda öğle yemeğimizi alıyoruz. Göl manzarası eşliğinde hazırlanan menümüzde yöresel başlangıçlar ve salatalar, tahin, ekmek, pirinç eşliğinde günün ızgara veya kızarmış göl balığı ile tatlı veya meyve sunuluyor.
Öğle yemeği dahildir. Yemek sırasında limitli içecekler sunulacaktır. Öğle yemeğimizin ardından Fayum’un İslami ve manevi mirasını keşfetmeye başlıyoruz. İlk ziyaretimizi, Memlük döneminin mimari zarafetini taşıyan Kayıtbay Camii’ne gerçekleştiriyoruz. Sultan Kayıtbay döneminde Mısır’ın farklı bölgelerinde inşa edilen eserlerin bir parçası olan camide, Memlük sanatının taş işçiliğini, mimari ölçüsünü ve ibadet mekânlarına kazandırdığı estetik anlayışı tanıyoruz.
Ardından Fayum halkının manevi hafızasında önemli bir yere sahip olan Şeyh Ali el-Rubi Camii ve Türbesi’ni ziyaret ediyoruz. Şeyh Ali el-Rubi’nin bölgede yaşatılan hatırasını, çevresinde gelişen tasavvuf kültürünü ve bu tür manevi merkezlerin Mısır şehir hayatındaki yerini dinliyoruz.Bir sonraki durağımız, bulunduğu yüksek yapı seviyesi nedeniyle halk arasında Asılı Cami olarak tanınan tarihî ibadet mekânı oluyor. Osmanlı döneminin Fayum’daki mimari izlerinden biri olan cami, şehrin değişen yüzü içerisinde ibadet geleneğini yaşatmaya devam eden önemli yapılardan biridir. Ziyaret ve ibadet koşullarının uygun olması hâlinde namazımızı bu camilerden birinde eda ediyoruz.Fayum’daki cami ve manevi mekân ziyaretlerimizin ardından otelimize hareket ediyoruz. Otele varışımızla birlikte odalarımıza yerleşiyor ve kısa bir dinlenme molası veriyoruz.
Dinlenmenin ardından Fayum’un el sanatlarıyla tanınan Tunis Köyü’ne hareket ediyoruz. Burada yerel bir çömlek ve seramik atölyesini ziyaret ederek Fayum’un toprakla şekillenen sanat geleneğini yakından tanıyoruz. Ustaların çamuru nasıl hazırladığını, çömlekçi çarkında nasıl şekillendirdiğini ve geleneksel desenlerin eserlere nasıl işlendiğini izliyoruz.
Atölye ustalarının rehberliğinde gerçekleştirilecek uygulamalı deneyim sırasında çamura kendi ellerimizle şekil vererek küçük bir seramik form oluşturmaya çalışıyoruz. Bu keyifli deneyim, yalnızca bir el sanatı faaliyeti değil; insanın toprakla, sabırla ve üretimle kurduğu kadim ilişkiyi hissettiren özel bir durak oluyor.Çömlek atölyesi deneyimimizin ardından 4x4 arazi araçlarımıza binerek Fayum çölüne doğru hareket ediyoruz. Kum tepeleri, çöl yolları ve geniş panoramik manzaralar arasında gerçekleştireceğimiz safari sırasında bölgenin doğal yapısını yakından görüyor; uygun noktalarda fotoğraf ve manzara molaları veriyoruz.
Arazi araçlarımızla kum tepelerinde yapacağımız keyifli sürüşün ardından gün batımını karşılamak üzere panoramik bir noktada duruyoruz. Güneşin çölün üzerinde yavaşça kayboluşunu, gökyüzünün ve kumların değişen renklerini izliyor; şehrin kalabalığından uzaklaşarak çölün sakinliğini hissediyoruz.
Gün batımının ardından çölün içerisinde hazırlanan Bedevi kampımıza ulaşıyoruz. Geleneksel Bedevi ikramlarıyla karşılanıyor; uygun vakitte namazımızı eda edebilmemiz için gerekli düzenleme yapılıyor.
Akşam yemeğimizi kampın sıcak ve samimi atmosferinde alıyoruz. Bedevi usulü hazırlanan menümüzde yöresel başlangıçlar, salata, sıcak ekmek, pirinç ve sebzeler eşliğinde ızgara tavuk ve köfte çeşitleri ile tatlı veya meyve sunuluyor.
Bedevi kampındaki akşam yemeği dahildir. Yemek sırasında limitli alkolsüz içecekler sunulacaktır.
Yemeğimizin ardından şehir ışıklarından uzakta, çöl gökyüzünün altında yıldızları seyrediyoruz. Gecenin sessizliği içerisinde Mısır’ın manevi mirası, yolculuk, yaratılış, şükür ve tefekkür üzerine gerçekleştirilecek kısa bir manevi sohbetle günümüzü tamamlıyoruz. Çölün dinginliği ve yıldızlarla kaplı gökyüzü, yoğun geçen günün sonunda misafirlerimize kendi iç dünyalarıyla baş başa kalabilecekleri özel bir atmosfer sunuyor.
Bedevi kampı programımızın ardından 4x4 arazi araçlarımızla dönüşe geçiyor ve devamında otelimize transfer oluyoruz.
Geceleme Fayum’daki otelimizde.
Otelimizde alacağımız erken kahvaltının ardından odalarımızı boşaltıyor ve özel aracımızla Beni Mazar üzerinden Al-Bahnasa’ya doğru hareket ediyoruz.
Yolculuğumuz boyunca araçlarımızda yeterli miktarda içme suyu ücretsiz olarak sunulmaktadır. Araç içi Wi-Fi hizmetinden yerel kapsama alanı ve kullanım kotası çerçevesinde ücretsiz olarak yararlanılabilir. Yol ve trafik şartlarının güvenli ve uygun olduğu bölümlerde misafirlerimize limitli çay, kahve ve atıştırmalık ikramları sunulmaktadır.Bugünkü ilk durağımız, Mısır’ın erken İslam tarihiyle ilişkilendirilen en özel ziyaret bölgelerinden biri olan Al-Bahnasa’dır. İslam’ın Mısır topraklarında yayılmaya başladığı dönemde yaşanan mücadelelerle anılan bu bölge; sahabe, tâbiîn ve şehitlere nispet edilen makamları, kabirleri ve asırlardır yaşatılan manevi hatıralarıyla halk arasında ayrı bir yere sahiptir.Rehberimizin anlatımları eşliğinde seçilmiş makamları ve tarihî alanları ziyaret ederken, İslam’ın bu topraklara ulaşmasının ardındaki fedakârlıkları ve burada hatırası yaşatılan insanların hikâyelerini dinliyoruz. Tarihî olarak doğrulanmış bilgiler ile nesilden nesile aktarılan dinî ve yerel rivayetlerin ayrımına özen göstererek Al-Bahnasa’nın manevi atmosferini tanıyoruz.Ziyaretlerimiz sırasında dualarımızı ediyor; ziyaret ve ibadet koşullarının uygun olması hâlinde namazımızı eda ediyoruz. Al-Bahnasa’nın sade ve huzurlu ortamında, tarihin yalnızca büyük yapılarda değil, insanların yüzyıllardır koruduğu hatıralarda da yaşamaya devam ettiğini hissediyoruz.Ziyaretlerimizin ardından Fayum Vahası’na doğru hareket ediyoruz. Fayum’a varışımızla birlikte Karun Gölü kıyısında bulunan yerel bir restoranda öğle yemeğimizi alıyoruz. Göl manzarası eşliğinde hazırlanan menümüzde yöresel başlangıçlar ve salatalar, tahin, ekmek, pirinç eşliğinde günün ızgara veya kızarmış göl balığı ile tatlı veya meyve sunuluyor.
Öğle yemeği dahildir. Yemek sırasında limitli içecekler sunulacaktır. Öğle yemeğimizin ardından Fayum’un İslami ve manevi mirasını keşfetmeye başlıyoruz. İlk ziyaretimizi, Memlük döneminin mimari zarafetini taşıyan Kayıtbay Camii’ne gerçekleştiriyoruz. Sultan Kayıtbay döneminde Mısır’ın farklı bölgelerinde inşa edilen eserlerin bir parçası olan camide, Memlük sanatının taş işçiliğini, mimari ölçüsünü ve ibadet mekânlarına kazandırdığı estetik anlayışı tanıyoruz.
Ardından Fayum halkının manevi hafızasında önemli bir yere sahip olan Şeyh Ali el-Rubi Camii ve Türbesi’ni ziyaret ediyoruz. Şeyh Ali el-Rubi’nin bölgede yaşatılan hatırasını, çevresinde gelişen tasavvuf kültürünü ve bu tür manevi merkezlerin Mısır şehir hayatındaki yerini dinliyoruz.Bir sonraki durağımız, bulunduğu yüksek yapı seviyesi nedeniyle halk arasında Asılı Cami olarak tanınan tarihî ibadet mekânı oluyor. Osmanlı döneminin Fayum’daki mimari izlerinden biri olan cami, şehrin değişen yüzü içerisinde ibadet geleneğini yaşatmaya devam eden önemli yapılardan biridir. Ziyaret ve ibadet koşullarının uygun olması hâlinde namazımızı bu camilerden birinde eda ediyoruz.Fayum’daki cami ve manevi mekân ziyaretlerimizin ardından otelimize hareket ediyoruz. Otele varışımızla birlikte odalarımıza yerleşiyor ve kısa bir dinlenme molası veriyoruz.
Dinlenmenin ardından Fayum’un el sanatlarıyla tanınan Tunis Köyü’ne hareket ediyoruz. Burada yerel bir çömlek ve seramik atölyesini ziyaret ederek Fayum’un toprakla şekillenen sanat geleneğini yakından tanıyoruz. Ustaların çamuru nasıl hazırladığını, çömlekçi çarkında nasıl şekillendirdiğini ve geleneksel desenlerin eserlere nasıl işlendiğini izliyoruz.
Atölye ustalarının rehberliğinde gerçekleştirilecek uygulamalı deneyim sırasında çamura kendi ellerimizle şekil vererek küçük bir seramik form oluşturmaya çalışıyoruz. Bu keyifli deneyim, yalnızca bir el sanatı faaliyeti değil; insanın toprakla, sabırla ve üretimle kurduğu kadim ilişkiyi hissettiren özel bir durak oluyor.Çömlek atölyesi deneyimimizin ardından 4x4 arazi araçlarımıza binerek Fayum çölüne doğru hareket ediyoruz. Kum tepeleri, çöl yolları ve geniş panoramik manzaralar arasında gerçekleştireceğimiz safari sırasında bölgenin doğal yapısını yakından görüyor; uygun noktalarda fotoğraf ve manzara molaları veriyoruz.
Arazi araçlarımızla kum tepelerinde yapacağımız keyifli sürüşün ardından gün batımını karşılamak üzere panoramik bir noktada duruyoruz. Güneşin çölün üzerinde yavaşça kayboluşunu, gökyüzünün ve kumların değişen renklerini izliyor; şehrin kalabalığından uzaklaşarak çölün sakinliğini hissediyoruz.
Gün batımının ardından çölün içerisinde hazırlanan Bedevi kampımıza ulaşıyoruz. Geleneksel Bedevi ikramlarıyla karşılanıyor; uygun vakitte namazımızı eda edebilmemiz için gerekli düzenleme yapılıyor.
Akşam yemeğimizi kampın sıcak ve samimi atmosferinde alıyoruz. Bedevi usulü hazırlanan menümüzde yöresel başlangıçlar, salata, sıcak ekmek, pirinç ve sebzeler eşliğinde ızgara tavuk ve köfte çeşitleri ile tatlı veya meyve sunuluyor.
Bedevi kampındaki akşam yemeği dahildir. Yemek sırasında limitli alkolsüz içecekler sunulacaktır.
Yemeğimizin ardından şehir ışıklarından uzakta, çöl gökyüzünün altında yıldızları seyrediyoruz. Gecenin sessizliği içerisinde Mısır’ın manevi mirası, yolculuk, yaratılış, şükür ve tefekkür üzerine gerçekleştirilecek kısa bir manevi sohbetle günümüzü tamamlıyoruz. Çölün dinginliği ve yıldızlarla kaplı gökyüzü, yoğun geçen günün sonunda misafirlerimize kendi iç dünyalarıyla baş başa kalabilecekleri özel bir atmosfer sunuyor.
Bedevi kampı programımızın ardından 4x4 arazi araçlarımızla dönüşe geçiyor ve devamında otelimize transfer oluyoruz.
Geceleme Fayum’daki otelimizde.
6. Gün
Fayum Vahası – Kahire
FAYUM’UN SESSİZLİĞİNDEN KAHİRE’NİN KALBİNE: SULTANLAR, ÂLİMLER VE CUMA BEREKETİ
Otelimizde alacağımız erken kahvaltının ardından odalarımızı boşaltıyor ve Mısır’ın tarihî, kültürel ve manevi merkezi Kahire’ye doğru hareket ediyoruz.
Fayum Vahası’nın sakin atmosferinden ayrılarak büyük başkente yaklaşırken, Kahire’nin yalnızca modern bir metropol olmadığını; Fatımilerden Eyyubilere, Memlüklerden Osmanlılara kadar İslam tarihinin farklı dönemlerini aynı şehir dokusu içerisinde yaşatan büyük bir medeniyet merkezi olduğunu görüyoruz.
Yolculuğumuz boyunca araçlarımızda yeterli miktarda içme suyu ücretsiz olarak sunulmaktadır. Araç içi Wi-Fi hizmetinden yerel kapsama alanı ve kullanım kotası çerçevesinde ücretsiz olarak yararlanılabilir. Gün içerisinde uygun zamanlarda misafirlerimize atıştırmalık ikramları sunulmaktadır.
Kahire’deki ilk durağımız, şehre hâkim Mukattam Tepeleri üzerinde yükselen Selahaddin Eyyubi Kalesi oluyor. Haçlı Seferleri döneminde Kahire’yi korumak amacıyla inşa ettirilen kale, İslam dünyasının en önemli hükümdarlarından Selahaddin Eyyubi’nin ileri görüşlülüğünü ve savunma anlayışını yansıtmaktadır. Yüzyıllar boyunca Mısır’ın yönetim merkezi olarak kullanılan bu tarihî alanda Eyyubi, Memlük ve Osmanlı dönemlerinin birbirini takip eden izlerini görüyoruz.
Kale içerisinde ilk olarak Kahire siluetinin en belirgin yapılarından biri olan Kavalalı Mehmet Ali Paşa Camii’ni ziyaret ediyoruz. Osmanlı mimarisinin etkilerini taşıyan kubbeleri, zarif minareleri ve geniş iç mekânıyla dikkat çeken cami; Osmanlı döneminde Mısır’ın askerî, idari ve toplumsal dönüşümüne damga vuran Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın bıraktığı en görkemli eserlerden biridir.
Caminin avlusundan Kahire’nin geniş panoramasını seyrederken bir yanda tarihî İslam Kahiresi’ni, diğer yanda modern şehrin uzanan mahallelerini görüyoruz. Caminin içerisinde bulunan Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın kabri başında onun Mısır tarihindeki yerini ve Osmanlı Devleti ile olan bağını dinliyoruz.
Ardından kale içerisindeki Memlük döneminin önemli eserlerinden Sultan Nasır Muhammed Camii’ni ziyaret ediyoruz. Yüzyıllar boyunca Memlük sultanlarının ve saray mensuplarının cuma namazlarını eda ettiği bu tarihî cami, dengeli mimarisi ve zarif ayrıntılarıyla dikkat çekmektedir. Aynı kale içerisinde yer alan iki cami, Memlük ve Osmanlı dönemlerinin mimari anlayışlarını karşılaştırma imkânı sunmaktadır.Kale ziyaretimizin ardından birbirinin karşısında yükselen Sultan Hasan Camii ve Medresesi ile Er-Rifai Camii’ne geçiyoruz.Memlük mimarisinin en görkemli eserlerinden biri olan Sultan Hasan Camii, yalnızca bir ibadet mekânı değil; Kur’an, hadis, fıkıh ve dönemin diğer ilimlerinin okutulduğu büyük bir eğitim merkezi olarak inşa edilmiştir. Farklı ilim halkalarının aynı çatı altında buluştuğu bu yapı, İslam medeniyetinde cami ile medresenin, ibadet ile eğitimin birbirinden ayrılmadığını gösteren etkileyici bir örnektir.Sultan Hasan Camii’nin hemen karşısında bulunan Er-Rifai Camii ise Kahire’nin yakın dönem tarihine açılan farklı bir kapıdır. Caminin manevi kimliğinin yanı sıra Mısır hanedanına mensup isimlerin kabirlerinin burada bulunması, bu bölgeyi hem dinî hem de tarihî açıdan özel bir ziyaret noktası hâline getirmektedir. Karşılıklı yükselen iki büyük yapı, Memlük döneminden modern Mısır’a uzanan yüzyılları aynı meydanda buluşturmaktadır.Bugün cuma günü olması nedeniyle programımızı mümkün olduğu ölçüde namaz vaktine göre düzenliyoruz. Cuma namazımızı Sultan Hasan Camii veya El-Ezher Camii’nde eda etmeyi hedefliyoruz. Ziyaret saatleri, yoğunluk, güvenlik veya resmî uygulamalar nedeniyle bunun mümkün olmaması hâlinde namazımızı güzergâh üzerindeki uygun başka bir camide eda ediyoruz.Programımızın devamında, İslam dünyasının en köklü ilim merkezlerinden biri olan El-Ezher Camii’ni ziyaret ediyoruz. Kuruluşundan itibaren yüzyıllar boyunca farklı coğrafyalardan gelen öğrencileri ağırlayan El-Ezher; yalnızca Mısır’ın değil, bütün İslam dünyasının ilim, eğitim ve düşünce hayatında belirleyici bir yere sahip olmuştur.
Caminin avlularında ve ders halkalarının kurulduğu tarihî bölümlerinde ilerlerken, burada yetişen âlimlerin ve dünyanın farklı bölgelerinden Kahire’ye ilim öğrenmek için gelen öğrencilerin hikâyelerini dinliyoruz. El-Ezher’in asırlardır devam eden eğitim geleneği, bilginin nesilden nesile aktarılmasının İslam medeniyetindeki yerini hissettiriyor.Ardından Kahire halkının manevi hayatında çok özel bir yere sahip olan Hz. Hüseyin Camii ve Makamı’nı ziyaret ediyoruz. Mısır’da yaşatılan köklü dinî geleneğe göre Hz. Hüseyin’in mübarek başının burada bulunduğuna inanılmaktadır. Bu nedenle cami ve çevresi, Ehl-i Beyt sevgisinin Kahire’de en güçlü biçimde hissedildiği ziyaret merkezlerinden biridir.Burada Peygamber Efendimizin sevgili torunu Hz. Hüseyin’in Kerbelâ’da yaşadığı büyük imtihanı, adalet ve hakikat uğruna gösterdiği kararlılığı hatırlıyor; Ehl-i Beyt’e duyulan sevgi ve hürmetin Mısır halkının dinî ve kültürel hayatına nasıl yansıdığını dinliyoruz. Makamın manevi atmosferinde dualarımızı ediyor ve kısa bir tefekkür zamanı geçiriyoruz.
Ziyaretimizin ardından tarihî Kahire’nin kalbinde yer alan Muizz Caddesi’ne geçiyoruz. Fatımi, Eyyubi, Memlük ve Osmanlı dönemlerinden günümüze ulaşan camiler, medreseler, sebiller, türbeler ve tarihî evler arasında yürürken, adeta açık hava müzesini andıran bir medeniyet koridorunda ilerliyoruz.Taş işçiliğiyle süslenmiş cepheler, ahşap pencereler, dar sokaklar ve yüzyıllardır canlılığını koruyan çarşılar arasında Kahire’nin geçmişle bugün arasında kurduğu bağı hissediyoruz. Burada yalnızca mimari eserleri değil; ezan sesinin, ticaretin, ibadetin ve gündelik hayatın iç içe geçtiği yaşayan bir İslam şehrini tanıyoruz.
Yürüyüşümüzü Kahire’nin en ünlü tarihî çarşılarından Khan el-Khalili’de sürdürüyoruz. Baharatçılar, bakırcılar, kumaşçılar, geleneksel el sanatları dükkânları ve tarihî kahvehaneler arasında alışveriş ve çevreyi keşfetmek için serbest zaman veriyoruz.
Akşam saatlerinde Nil Nehri kıyısında bulunan Al Saraya sabit gemi restoranına geçiyoruz. Nil’in akşam manzarası eşliğinde açık büfe olarak sunulacak akşam yemeğimizi alıyoruz.
Al Saraya’daki açık büfe akşam yemeği dahildir. Yemek sırasında limitli içecekler sunulacaktır.
Ardından otelimize dönüyoruz.
Geceleme Kahire/Giza bölgesindeki otelimizde.
Sömestr Özel Uygulaması
Sömestre denk gelen turlarımızda günlerin takvim yerleşimi farklı olduğundan, cuma namazı Tanta programı sırasında eda edilecektir. Bu özel harekette ziyaretlerin sırası program içeriği korunarak ilgili günlere uyarlanır.
Otelimizde alacağımız erken kahvaltının ardından odalarımızı boşaltıyor ve Mısır’ın tarihî, kültürel ve manevi merkezi Kahire’ye doğru hareket ediyoruz.
Fayum Vahası’nın sakin atmosferinden ayrılarak büyük başkente yaklaşırken, Kahire’nin yalnızca modern bir metropol olmadığını; Fatımilerden Eyyubilere, Memlüklerden Osmanlılara kadar İslam tarihinin farklı dönemlerini aynı şehir dokusu içerisinde yaşatan büyük bir medeniyet merkezi olduğunu görüyoruz.
Yolculuğumuz boyunca araçlarımızda yeterli miktarda içme suyu ücretsiz olarak sunulmaktadır. Araç içi Wi-Fi hizmetinden yerel kapsama alanı ve kullanım kotası çerçevesinde ücretsiz olarak yararlanılabilir. Gün içerisinde uygun zamanlarda misafirlerimize atıştırmalık ikramları sunulmaktadır.
Kahire’deki ilk durağımız, şehre hâkim Mukattam Tepeleri üzerinde yükselen Selahaddin Eyyubi Kalesi oluyor. Haçlı Seferleri döneminde Kahire’yi korumak amacıyla inşa ettirilen kale, İslam dünyasının en önemli hükümdarlarından Selahaddin Eyyubi’nin ileri görüşlülüğünü ve savunma anlayışını yansıtmaktadır. Yüzyıllar boyunca Mısır’ın yönetim merkezi olarak kullanılan bu tarihî alanda Eyyubi, Memlük ve Osmanlı dönemlerinin birbirini takip eden izlerini görüyoruz.
Kale içerisinde ilk olarak Kahire siluetinin en belirgin yapılarından biri olan Kavalalı Mehmet Ali Paşa Camii’ni ziyaret ediyoruz. Osmanlı mimarisinin etkilerini taşıyan kubbeleri, zarif minareleri ve geniş iç mekânıyla dikkat çeken cami; Osmanlı döneminde Mısır’ın askerî, idari ve toplumsal dönüşümüne damga vuran Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın bıraktığı en görkemli eserlerden biridir.
Caminin avlusundan Kahire’nin geniş panoramasını seyrederken bir yanda tarihî İslam Kahiresi’ni, diğer yanda modern şehrin uzanan mahallelerini görüyoruz. Caminin içerisinde bulunan Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın kabri başında onun Mısır tarihindeki yerini ve Osmanlı Devleti ile olan bağını dinliyoruz.
Ardından kale içerisindeki Memlük döneminin önemli eserlerinden Sultan Nasır Muhammed Camii’ni ziyaret ediyoruz. Yüzyıllar boyunca Memlük sultanlarının ve saray mensuplarının cuma namazlarını eda ettiği bu tarihî cami, dengeli mimarisi ve zarif ayrıntılarıyla dikkat çekmektedir. Aynı kale içerisinde yer alan iki cami, Memlük ve Osmanlı dönemlerinin mimari anlayışlarını karşılaştırma imkânı sunmaktadır.Kale ziyaretimizin ardından birbirinin karşısında yükselen Sultan Hasan Camii ve Medresesi ile Er-Rifai Camii’ne geçiyoruz.Memlük mimarisinin en görkemli eserlerinden biri olan Sultan Hasan Camii, yalnızca bir ibadet mekânı değil; Kur’an, hadis, fıkıh ve dönemin diğer ilimlerinin okutulduğu büyük bir eğitim merkezi olarak inşa edilmiştir. Farklı ilim halkalarının aynı çatı altında buluştuğu bu yapı, İslam medeniyetinde cami ile medresenin, ibadet ile eğitimin birbirinden ayrılmadığını gösteren etkileyici bir örnektir.Sultan Hasan Camii’nin hemen karşısında bulunan Er-Rifai Camii ise Kahire’nin yakın dönem tarihine açılan farklı bir kapıdır. Caminin manevi kimliğinin yanı sıra Mısır hanedanına mensup isimlerin kabirlerinin burada bulunması, bu bölgeyi hem dinî hem de tarihî açıdan özel bir ziyaret noktası hâline getirmektedir. Karşılıklı yükselen iki büyük yapı, Memlük döneminden modern Mısır’a uzanan yüzyılları aynı meydanda buluşturmaktadır.Bugün cuma günü olması nedeniyle programımızı mümkün olduğu ölçüde namaz vaktine göre düzenliyoruz. Cuma namazımızı Sultan Hasan Camii veya El-Ezher Camii’nde eda etmeyi hedefliyoruz. Ziyaret saatleri, yoğunluk, güvenlik veya resmî uygulamalar nedeniyle bunun mümkün olmaması hâlinde namazımızı güzergâh üzerindeki uygun başka bir camide eda ediyoruz.Programımızın devamında, İslam dünyasının en köklü ilim merkezlerinden biri olan El-Ezher Camii’ni ziyaret ediyoruz. Kuruluşundan itibaren yüzyıllar boyunca farklı coğrafyalardan gelen öğrencileri ağırlayan El-Ezher; yalnızca Mısır’ın değil, bütün İslam dünyasının ilim, eğitim ve düşünce hayatında belirleyici bir yere sahip olmuştur.
Caminin avlularında ve ders halkalarının kurulduğu tarihî bölümlerinde ilerlerken, burada yetişen âlimlerin ve dünyanın farklı bölgelerinden Kahire’ye ilim öğrenmek için gelen öğrencilerin hikâyelerini dinliyoruz. El-Ezher’in asırlardır devam eden eğitim geleneği, bilginin nesilden nesile aktarılmasının İslam medeniyetindeki yerini hissettiriyor.Ardından Kahire halkının manevi hayatında çok özel bir yere sahip olan Hz. Hüseyin Camii ve Makamı’nı ziyaret ediyoruz. Mısır’da yaşatılan köklü dinî geleneğe göre Hz. Hüseyin’in mübarek başının burada bulunduğuna inanılmaktadır. Bu nedenle cami ve çevresi, Ehl-i Beyt sevgisinin Kahire’de en güçlü biçimde hissedildiği ziyaret merkezlerinden biridir.Burada Peygamber Efendimizin sevgili torunu Hz. Hüseyin’in Kerbelâ’da yaşadığı büyük imtihanı, adalet ve hakikat uğruna gösterdiği kararlılığı hatırlıyor; Ehl-i Beyt’e duyulan sevgi ve hürmetin Mısır halkının dinî ve kültürel hayatına nasıl yansıdığını dinliyoruz. Makamın manevi atmosferinde dualarımızı ediyor ve kısa bir tefekkür zamanı geçiriyoruz.
Ziyaretimizin ardından tarihî Kahire’nin kalbinde yer alan Muizz Caddesi’ne geçiyoruz. Fatımi, Eyyubi, Memlük ve Osmanlı dönemlerinden günümüze ulaşan camiler, medreseler, sebiller, türbeler ve tarihî evler arasında yürürken, adeta açık hava müzesini andıran bir medeniyet koridorunda ilerliyoruz.Taş işçiliğiyle süslenmiş cepheler, ahşap pencereler, dar sokaklar ve yüzyıllardır canlılığını koruyan çarşılar arasında Kahire’nin geçmişle bugün arasında kurduğu bağı hissediyoruz. Burada yalnızca mimari eserleri değil; ezan sesinin, ticaretin, ibadetin ve gündelik hayatın iç içe geçtiği yaşayan bir İslam şehrini tanıyoruz.
Yürüyüşümüzü Kahire’nin en ünlü tarihî çarşılarından Khan el-Khalili’de sürdürüyoruz. Baharatçılar, bakırcılar, kumaşçılar, geleneksel el sanatları dükkânları ve tarihî kahvehaneler arasında alışveriş ve çevreyi keşfetmek için serbest zaman veriyoruz.
Akşam saatlerinde Nil Nehri kıyısında bulunan Al Saraya sabit gemi restoranına geçiyoruz. Nil’in akşam manzarası eşliğinde açık büfe olarak sunulacak akşam yemeğimizi alıyoruz.
Al Saraya’daki açık büfe akşam yemeği dahildir. Yemek sırasında limitli içecekler sunulacaktır.
Ardından otelimize dönüyoruz.
Geceleme Kahire/Giza bölgesindeki otelimizde.
Sömestr Özel Uygulaması
Sömestre denk gelen turlarımızda günlerin takvim yerleşimi farklı olduğundan, cuma namazı Tanta programı sırasında eda edilecektir. Bu özel harekette ziyaretlerin sırası program içeriği korunarak ilgili günlere uyarlanır.
7. Gün
Giza – Kahire
KADİM MISIR’DAN EHL-İ BEYT’İN MANEVİ İZLERİNE
Otelimizde alacağımız kahvaltının ardından, insanlık tarihinin en etkileyici yapılarından biri olan Giza Piramitleri’ni keşfetmek üzere hareket ediyoruz.
Gün boyunca araçlarımızda yeterli miktarda içme suyu ücretsiz olarak sunulmaktadır. Araç içi Wi-Fi hizmetinden yerel kapsama alanı ve kullanım kotası çerçevesinde ücretsiz olarak yararlanılabilir. Öğle yemeğinin programa dahil olmadığı bugün, uygun zamanda misafirlerimize araçta atıştırmalık ikramları sunulmaktadır.Giza Platosu’na ulaştığımızda binlerce yıldır ayakta duran Keops, Kefren ve Mikerinos piramitleri bütün görkemiyle karşımıza çıkıyor. Antik Mısır hükümdarlarının ebediyet düşüncesini, güç anlayışını ve ölümden sonraki hayata duydukları inancı yansıtan bu anıtsal yapılar; yalnızca mühendislik başarılarıyla değil, insanın zaman ve sonsuzluk karşısındaki arayışıyla da dikkat çekmektedir.Rehberimizin anlatımları eşliğinde piramitlerin nasıl ve hangi amaçla inşa edildiğini, Antik Mısır toplumundaki firavun anlayışını ve bu büyük yapıların çevresinde şekillenen hayatı dinliyoruz. Binlerce yıl önce inşa edilmiş bu eserlerin önünde dururken insanın dünyada bıraktığı izleri, zamanın gücünü ve her türlü dünyevi ihtişamın geçiciliğini düşünme imkânı buluyoruz.Üç büyük piramidi birlikte görebileceğimiz panoramik seyir noktasında fotoğraf molası veriyoruz. Ardından insan başı ve aslan gövdesiyle Giza Platosu’nun kadim muhafızı olarak kabul edilen Sfenks’i görüyoruz. Sessizce piramitlere bakan Sfenks’in taşıdığı sembolik anlamları ve yüzyıllar boyunca çevresinde oluşan hikâyeleri dinliyoruz.
Gezimizin devamında, firavunların cenaze törenleri ve ölümden sonraki hayat anlayışıyla bağlantılı olarak kullanılan Vadi Tapınağı’nı ziyaret ediyoruz. Bu alanda piramitlerin yalnızca bağımsız mezarlar olmadığını; tapınaklar, geçitler ve tören alanlarından oluşan geniş bir bütünün parçası olduğunu öğreniyoruz.
Giza ziyaretimizin ardından Mısır’ın geleneksel kültürünü tanıyacağımız papirüs atölyesine gidiyoruz. Nil kıyılarında yetişen papirüs bitkisinin eski dönemlerde nasıl işlendiğini, yazı ve resim yüzeyine nasıl dönüştürüldüğünü izliyoruz. Dileyen misafirlerimiz burada el yapımı papirüs çalışmalarını inceleyebilir ve alışveriş yapabilirler.
Ardından Mısır’ın binlerce yıllık koku ve esans geleneğini tanımak üzere parfüm ve esans merkezini ziyaret ediyoruz. Geleneksel esansların hazırlanışı, kullanılan bitkiler ve güzel kokunun Mısır kültüründeki yeri hakkında bilgi alıyoruz.
Günün ikinci bölümünde Kahire’nin Ehl-i Beyt sevgisini ve ilim geleneğini yansıtan manevi merkezlerini ziyaret ediyoruz. Kadim Mısır’ın taşlara işlenmiş ihtişamından ayrılarak, bu kez asırlardır dualarla ve gönül bağlılığıyla yaşatılan farklı bir mirasın izlerini takip ediyoruz.
İlk ziyaretimizi, Peygamber Efendimizin torunu Hz. Hasan’ın soyundan gelen Seyyide Nefise’ye nispet edilen cami ve makama gerçekleştiriyoruz. İlmi, ibadeti, cömertliği ve güzel ahlakıyla tanınan Seyyide Nefise, Kahire’nin manevi hayatında yüzyıllardır özel bir yere sahiptir.Burada Seyyide Nefise’nin hayatını, ilme ve ibadete adanmış yönünü ve Mısır halkının kendisine duyduğu derin sevgiyi dinliyoruz. Makamın huzurlu atmosferinde dualarımızı ediyor ve kısa bir tefekkür zamanı geçiriyoruz.
Ardından İslam dünyasının en büyük fıkıh âlimlerinden biri olan İmam Şafii’nin Camii ve Türbesi’ni ziyaret ediyoruz. Hayatının son dönemini Mısır’da geçiren İmam Şafii, burada gerçekleştirdiği ilmî çalışmalarla düşüncesini olgunlaştırmış ve sonraki nesilleri etkileyen büyük bir ilim mirası bırakmıştır.İmam Şafii’nin hayat hikâyesini, ilim yolculuklarını, farklı görüşleri dikkatle değerlendiren yaklaşımını ve İslam hukuk düşüncesindeki yerini rehberimizin anlatımlarıyla tanıyoruz. Bu ziyaret sırasında İslam medeniyetinde ilmin, güzel ahlakın ve hakikati aramanın önemini bir kez daha hatırlıyoruz.
Bir sonraki durağımız, Mısır’daki köklü geleneğe göre Hz. Ali ile Hz. Fatıma’nın kızı ve Peygamber Efendimizin torunu Seyyide Zeyneb’e nispet edilen cami ve makam oluyor.
Seyyide Zeyneb’in hayatı; Ehl-i Beyt’in yaşadığı büyük acılar karşısında gösterdiği sabır, metanet ve vakar ile hatırlanmaktadır. Özellikle Kerbelâ sonrasında üstlendiği sorumluluk ve hakikati dile getirmekte gösterdiği cesaret, onu İslam tarihinin en güçlü kadın şahsiyetlerinden biri hâline getirmiştir.Makamın manevi atmosferinde Seyyide Zeyneb’in sabrını, dirayetini ve ailesine duyduğu bağlılığı dinliyor; Ehl-i Beyt sevgisinin Mısır toplumunun dinî ve kültürel hayatında nasıl yaşatıldığını hissediyoruz.
Güzergâh, ziyaret saatleri ve ibadet düzeninin uygunluğuna bağlı olarak programda belirtilen diğer seçilmiş Ehl-i Beyt ve İslam âlimleri makamları da ziyaret edilebilecektir. Namaz vakitlerinde uygun olan ziyaret noktalarındaki camilerde namazlarımızı eda ediyoruz.Manevi ziyaretlerimizin ardından akşam yemeğimizi almak üzere Mevlana Restaurant’a geçiyoruz.
Akşam yemeği menümüzde mercimek çorbası, soğuk mezeler ve salata çeşitleri, pilav eşliğinde karışık ızgara, bamya güveç, tatlı ve meyve sunuluyor.
Akşam yemeği dahildir. Yemek sırasında limitli içecekler sunulacaktır.
Ardından Kahire/Giza otelimize dönüyoruz.
Geceleme Kahire/Giza bölgesindeki otelimizde.
Otelimizde alacağımız kahvaltının ardından, insanlık tarihinin en etkileyici yapılarından biri olan Giza Piramitleri’ni keşfetmek üzere hareket ediyoruz.
Gün boyunca araçlarımızda yeterli miktarda içme suyu ücretsiz olarak sunulmaktadır. Araç içi Wi-Fi hizmetinden yerel kapsama alanı ve kullanım kotası çerçevesinde ücretsiz olarak yararlanılabilir. Öğle yemeğinin programa dahil olmadığı bugün, uygun zamanda misafirlerimize araçta atıştırmalık ikramları sunulmaktadır.Giza Platosu’na ulaştığımızda binlerce yıldır ayakta duran Keops, Kefren ve Mikerinos piramitleri bütün görkemiyle karşımıza çıkıyor. Antik Mısır hükümdarlarının ebediyet düşüncesini, güç anlayışını ve ölümden sonraki hayata duydukları inancı yansıtan bu anıtsal yapılar; yalnızca mühendislik başarılarıyla değil, insanın zaman ve sonsuzluk karşısındaki arayışıyla da dikkat çekmektedir.Rehberimizin anlatımları eşliğinde piramitlerin nasıl ve hangi amaçla inşa edildiğini, Antik Mısır toplumundaki firavun anlayışını ve bu büyük yapıların çevresinde şekillenen hayatı dinliyoruz. Binlerce yıl önce inşa edilmiş bu eserlerin önünde dururken insanın dünyada bıraktığı izleri, zamanın gücünü ve her türlü dünyevi ihtişamın geçiciliğini düşünme imkânı buluyoruz.Üç büyük piramidi birlikte görebileceğimiz panoramik seyir noktasında fotoğraf molası veriyoruz. Ardından insan başı ve aslan gövdesiyle Giza Platosu’nun kadim muhafızı olarak kabul edilen Sfenks’i görüyoruz. Sessizce piramitlere bakan Sfenks’in taşıdığı sembolik anlamları ve yüzyıllar boyunca çevresinde oluşan hikâyeleri dinliyoruz.
Gezimizin devamında, firavunların cenaze törenleri ve ölümden sonraki hayat anlayışıyla bağlantılı olarak kullanılan Vadi Tapınağı’nı ziyaret ediyoruz. Bu alanda piramitlerin yalnızca bağımsız mezarlar olmadığını; tapınaklar, geçitler ve tören alanlarından oluşan geniş bir bütünün parçası olduğunu öğreniyoruz.
Giza ziyaretimizin ardından Mısır’ın geleneksel kültürünü tanıyacağımız papirüs atölyesine gidiyoruz. Nil kıyılarında yetişen papirüs bitkisinin eski dönemlerde nasıl işlendiğini, yazı ve resim yüzeyine nasıl dönüştürüldüğünü izliyoruz. Dileyen misafirlerimiz burada el yapımı papirüs çalışmalarını inceleyebilir ve alışveriş yapabilirler.
Ardından Mısır’ın binlerce yıllık koku ve esans geleneğini tanımak üzere parfüm ve esans merkezini ziyaret ediyoruz. Geleneksel esansların hazırlanışı, kullanılan bitkiler ve güzel kokunun Mısır kültüründeki yeri hakkında bilgi alıyoruz.
Günün ikinci bölümünde Kahire’nin Ehl-i Beyt sevgisini ve ilim geleneğini yansıtan manevi merkezlerini ziyaret ediyoruz. Kadim Mısır’ın taşlara işlenmiş ihtişamından ayrılarak, bu kez asırlardır dualarla ve gönül bağlılığıyla yaşatılan farklı bir mirasın izlerini takip ediyoruz.
İlk ziyaretimizi, Peygamber Efendimizin torunu Hz. Hasan’ın soyundan gelen Seyyide Nefise’ye nispet edilen cami ve makama gerçekleştiriyoruz. İlmi, ibadeti, cömertliği ve güzel ahlakıyla tanınan Seyyide Nefise, Kahire’nin manevi hayatında yüzyıllardır özel bir yere sahiptir.Burada Seyyide Nefise’nin hayatını, ilme ve ibadete adanmış yönünü ve Mısır halkının kendisine duyduğu derin sevgiyi dinliyoruz. Makamın huzurlu atmosferinde dualarımızı ediyor ve kısa bir tefekkür zamanı geçiriyoruz.
Ardından İslam dünyasının en büyük fıkıh âlimlerinden biri olan İmam Şafii’nin Camii ve Türbesi’ni ziyaret ediyoruz. Hayatının son dönemini Mısır’da geçiren İmam Şafii, burada gerçekleştirdiği ilmî çalışmalarla düşüncesini olgunlaştırmış ve sonraki nesilleri etkileyen büyük bir ilim mirası bırakmıştır.İmam Şafii’nin hayat hikâyesini, ilim yolculuklarını, farklı görüşleri dikkatle değerlendiren yaklaşımını ve İslam hukuk düşüncesindeki yerini rehberimizin anlatımlarıyla tanıyoruz. Bu ziyaret sırasında İslam medeniyetinde ilmin, güzel ahlakın ve hakikati aramanın önemini bir kez daha hatırlıyoruz.
Bir sonraki durağımız, Mısır’daki köklü geleneğe göre Hz. Ali ile Hz. Fatıma’nın kızı ve Peygamber Efendimizin torunu Seyyide Zeyneb’e nispet edilen cami ve makam oluyor.
Seyyide Zeyneb’in hayatı; Ehl-i Beyt’in yaşadığı büyük acılar karşısında gösterdiği sabır, metanet ve vakar ile hatırlanmaktadır. Özellikle Kerbelâ sonrasında üstlendiği sorumluluk ve hakikati dile getirmekte gösterdiği cesaret, onu İslam tarihinin en güçlü kadın şahsiyetlerinden biri hâline getirmiştir.Makamın manevi atmosferinde Seyyide Zeyneb’in sabrını, dirayetini ve ailesine duyduğu bağlılığı dinliyor; Ehl-i Beyt sevgisinin Mısır toplumunun dinî ve kültürel hayatında nasıl yaşatıldığını hissediyoruz.
Güzergâh, ziyaret saatleri ve ibadet düzeninin uygunluğuna bağlı olarak programda belirtilen diğer seçilmiş Ehl-i Beyt ve İslam âlimleri makamları da ziyaret edilebilecektir. Namaz vakitlerinde uygun olan ziyaret noktalarındaki camilerde namazlarımızı eda ediyoruz.Manevi ziyaretlerimizin ardından akşam yemeğimizi almak üzere Mevlana Restaurant’a geçiyoruz.
Akşam yemeği menümüzde mercimek çorbası, soğuk mezeler ve salata çeşitleri, pilav eşliğinde karışık ızgara, bamya güveç, tatlı ve meyve sunuluyor.
Akşam yemeği dahildir. Yemek sırasında limitli içecekler sunulacaktır.
Ardından Kahire/Giza otelimize dönüyoruz.
Geceleme Kahire/Giza bölgesindeki otelimizde.
8. Gün
Kahire – Tanta – İskenderiye
TASAVVUFUN İZİNDE AKDENİZ’E: SEYYİD AHMED EL-BEDEVİ’DEN EBU’L ABBAS EL-MURSİ’YE
Otelimizde alacağımız kahvaltının ardından odalarımızı boşaltıyor ve Nil Deltası’nın önemli şehirlerinden Tanta’ya doğru hareket ediyoruz.Yolculuğumuz boyunca araçlarımızda yeterli miktarda içme suyu ücretsiz olarak sunulmaktadır. Araç içi Wi-Fi hizmetinden yerel kapsama alanı ve kullanım kotası çerçevesinde ücretsiz olarak yararlanılabilir. Yol ve trafik şartlarının güvenli ve uygun olduğu bölümlerde misafirlerimize limitli çay, kahve ve atıştırmalık ikramları sunulmaktadır.
Bugünkü yolculuğumuz, Mısır’ın iki büyük gönül insanını ve onların çevresinde gelişen manevi mirası aynı rota üzerinde buluşturuyor. Tanta’da Seyyid Ahmed el-Bedevi’nin, İskenderiye’de ise Ebu’l Abbas el-Mursi’nin izlerini takip ederken; tasavvuf geleneğinin Mısır’ın şehir hayatına, ibadet kültürüne ve halkın manevi dünyasına nasıl dokunduğunu yakından hissediyoruz.
Tanta’ya varışımızın ardından şehrin kalbinde yükselen Seyyid Ahmed el-Bedevi Camii ve Türbesi’ni ziyaret ediyoruz. Kuzey Afrika’dan Hicaz’a, oradan Mısır’a uzanan hayat yolculuğunun ardından Tanta’ya yerleşen Seyyid Ahmed el-Bedevi; ilme, ibadete ve manevi terbiyeye adanmış hayatıyla Mısır’ın en çok hürmet gösterilen gönül insanlarından biri hâline gelmiştir.
Onun Tanta’ya yerleşmesiyle birlikte şehir, zaman içerisinde yalnızca önemli bir ticaret merkezi değil; insanların dua etmek, ilim ve irfan meclislerinde buluşmak üzere geldikleri güçlü bir manevi merkez kimliği de kazanmıştır. Seyyid Ahmed el-Bedevi’nin çevresinde gelişen tasavvuf geleneği, asırlar boyunca Mısır’ın farklı bölgelerinden insanları Tanta’da bir araya getirmiş ve şehri onun adıyla özdeşleşen önemli bir ziyaret noktası hâline getirmiştir.Caminin ve türbenin huzurlu atmosferinde Seyyid Ahmed el-Bedevi’nin hayatını, Tanta halkının manevi hafızasındaki yerini ve çevresinde oluşan tasavvuf geleneğini dinliyoruz. Dualarımızı ediyor; ziyaret ve ibadet koşullarının uygun olması hâlinde namazımızı burada eda ediyoruz.Tanta ziyaretimizin ardından Akdeniz kıyısındaki İskenderiye’ye doğru hareket ediyoruz.İskenderiye’ye ulaştığımızda Büyük İskender’den Greko-Romen dünyaya, İslam medeniyetinden Memlük ve Osmanlı dönemlerine kadar farklı kültürlerin izlerini taşıyan bu kadim liman şehrini tanımaya başlıyoruz. Akdeniz’in maviliğiyle çevrili İskenderiye, tarih boyunca yalnızca ticaret gemilerinin değil; fikirlerin, ilim insanlarının, mutasavvıfların ve farklı medeniyetlerin de buluşma noktası olmuştur.İlk ziyaretimizi, İskenderiye’nin en önemli manevi merkezlerinden biri olan Ebu’l Abbas el-Mursi Camii ve Türbesi’ne gerçekleştiriyoruz. Endülüs’ten başlayarak Kuzey Afrika üzerinden İskenderiye’ye uzanan hayat yolculuğuyla tanınan Ebu’l Abbas el-Mursi, şehrin ilim ve tasavvuf hayatında derin izler bırakmış önemli bir gönül insanıdır.
Onun hikâyesi aynı zamanda Akdeniz’in iki yakası arasında kurulan manevi ve kültürel bağın hikâyesidir. Endülüs’ten taşıdığı ilim ve irfan birikimini İskenderiye’nin çok kültürlü dünyasıyla buluşturan Ebu’l Abbas el-Mursi, çevresinde oluşan sohbet ve eğitim halkalarıyla şehrin manevi kimliğinin şekillenmesine katkıda bulunmuştur.
Bugün onun adını taşıyan cami; kubbeleri, zarif minareleri ve etkileyici taş işçiliğiyle İskenderiye’nin İslami siluetinin en dikkat çekici yapılarından biridir. Caminin içinde ve türbenin çevresinde, şehrin günlük hayatı ile yüzyıllardır devam eden manevi ziyaret geleneğinin nasıl iç içe yaşadığını görüyoruz.Ebu’l Abbas el-Mursi’nin hayatını ve tasavvuf geleneğindeki yerini dinliyor, türbe ziyaretimiz sırasında dualarımızı ediyoruz. Ziyaret ve ibadet koşullarının uygun olması hâlinde namazımızı camide eda ediyoruz.
Manevi ziyaretimizin ardından Akdeniz kıyısında yükselen Kayıtbay Kalesi’ne geçiyoruz. Memlük Sultanı Kayıtbay tarafından İskenderiye’yi denizden gelebilecek tehlikelere karşı korumak amacıyla yaptırılan bu görkemli kale, İslam dünyasının Akdeniz’deki savunma tarihinin önemli yapılarından biridir.Antik dünyanın yedi harikasından biri kabul edilen İskenderiye Feneri’nin bulunduğu bölgede yükselen kale, şehrin farklı tarihî dönemlerini aynı noktada buluşturmaktadır. Bir zamanlar denizcilere yol gösteren büyük fenerin bulunduğu yerde daha sonra şehri koruyan bir kalenin yükselmesi, İskenderiye’nin tarih boyunca Akdeniz’e açılan stratejik kapı olma özelliğini koruduğunu göstermektedir.Kale çevresinde Akdeniz’in ve İskenderiye sahilinin panoramik manzarasını seyrediyor, kentin denizle kurduğu güçlü bağı hissediyoruz.
Programımızın devamında İskenderiye’nin farklı medeniyet katmanlarını yansıtan önemli noktalarını panoramik olarak görüyoruz. Halk arasında Pompeius Sütunu olarak tanınan Roma dönemi anıtını görürken, İskenderiye’nin Greko-Romen geçmişine uzanan hikâyesini dinliyoruz.Ardından antik dünyanın en önemli ilim merkezlerinden biri olan eski İskenderiye Kütüphanesi’nin hatırasını yaşatan modern İskenderiye Kütüphanesi’ni dışarıdan görüyoruz. Bilginin, araştırmanın ve kültürler arası etkileşimin sembolü olan yapı, İskenderiye’nin geçmişte olduğu gibi bugün de bir ilim ve kültür şehri olma iddiasını temsil etmektedir.
Sahil şeridi boyunca gerçekleştireceğimiz panoramik gezimiz sırasında Akdeniz’e açılan limanları, tarihî şehir dokusunu ve İskenderiye’nin kendine özgü gündelik hayatını gözlemliyoruz. Program ve zaman koşullarının elvermesi hâlinde Montaza bölgesini ve saray bahçelerini panoramik veya kısa ziyaret şeklinde görüyoruz.
Gün boyunca gerçekleştireceğimiz ziyaretlerin ardından İskenderiye sahilinde bulunan yerel restoranımıza geçiyoruz. Akdeniz manzarası eşliğinde alacağımız akşam yemeği menümüzde soğuk mezeler ve salata çeşitleri, günün ızgara veya kızarmış mevsim balığı ile tatlı veya meyve sunuluyor.
Akşam yemeği dahildir. Yemek sırasında limitli içecekler sunulacaktır.
Ardından sahil bölgesinde kısa bir serbest zaman veriyoruz. Belirlenen saatte yeniden buluşarak, gece yarısından sonra gerçekleşecek dönüş uçuşumuz için Borg El Arab Havalimanı’na hareket ediyoruz.
Otelimizde alacağımız kahvaltının ardından odalarımızı boşaltıyor ve Nil Deltası’nın önemli şehirlerinden Tanta’ya doğru hareket ediyoruz.Yolculuğumuz boyunca araçlarımızda yeterli miktarda içme suyu ücretsiz olarak sunulmaktadır. Araç içi Wi-Fi hizmetinden yerel kapsama alanı ve kullanım kotası çerçevesinde ücretsiz olarak yararlanılabilir. Yol ve trafik şartlarının güvenli ve uygun olduğu bölümlerde misafirlerimize limitli çay, kahve ve atıştırmalık ikramları sunulmaktadır.
Bugünkü yolculuğumuz, Mısır’ın iki büyük gönül insanını ve onların çevresinde gelişen manevi mirası aynı rota üzerinde buluşturuyor. Tanta’da Seyyid Ahmed el-Bedevi’nin, İskenderiye’de ise Ebu’l Abbas el-Mursi’nin izlerini takip ederken; tasavvuf geleneğinin Mısır’ın şehir hayatına, ibadet kültürüne ve halkın manevi dünyasına nasıl dokunduğunu yakından hissediyoruz.
Tanta’ya varışımızın ardından şehrin kalbinde yükselen Seyyid Ahmed el-Bedevi Camii ve Türbesi’ni ziyaret ediyoruz. Kuzey Afrika’dan Hicaz’a, oradan Mısır’a uzanan hayat yolculuğunun ardından Tanta’ya yerleşen Seyyid Ahmed el-Bedevi; ilme, ibadete ve manevi terbiyeye adanmış hayatıyla Mısır’ın en çok hürmet gösterilen gönül insanlarından biri hâline gelmiştir.
Onun Tanta’ya yerleşmesiyle birlikte şehir, zaman içerisinde yalnızca önemli bir ticaret merkezi değil; insanların dua etmek, ilim ve irfan meclislerinde buluşmak üzere geldikleri güçlü bir manevi merkez kimliği de kazanmıştır. Seyyid Ahmed el-Bedevi’nin çevresinde gelişen tasavvuf geleneği, asırlar boyunca Mısır’ın farklı bölgelerinden insanları Tanta’da bir araya getirmiş ve şehri onun adıyla özdeşleşen önemli bir ziyaret noktası hâline getirmiştir.Caminin ve türbenin huzurlu atmosferinde Seyyid Ahmed el-Bedevi’nin hayatını, Tanta halkının manevi hafızasındaki yerini ve çevresinde oluşan tasavvuf geleneğini dinliyoruz. Dualarımızı ediyor; ziyaret ve ibadet koşullarının uygun olması hâlinde namazımızı burada eda ediyoruz.Tanta ziyaretimizin ardından Akdeniz kıyısındaki İskenderiye’ye doğru hareket ediyoruz.İskenderiye’ye ulaştığımızda Büyük İskender’den Greko-Romen dünyaya, İslam medeniyetinden Memlük ve Osmanlı dönemlerine kadar farklı kültürlerin izlerini taşıyan bu kadim liman şehrini tanımaya başlıyoruz. Akdeniz’in maviliğiyle çevrili İskenderiye, tarih boyunca yalnızca ticaret gemilerinin değil; fikirlerin, ilim insanlarının, mutasavvıfların ve farklı medeniyetlerin de buluşma noktası olmuştur.İlk ziyaretimizi, İskenderiye’nin en önemli manevi merkezlerinden biri olan Ebu’l Abbas el-Mursi Camii ve Türbesi’ne gerçekleştiriyoruz. Endülüs’ten başlayarak Kuzey Afrika üzerinden İskenderiye’ye uzanan hayat yolculuğuyla tanınan Ebu’l Abbas el-Mursi, şehrin ilim ve tasavvuf hayatında derin izler bırakmış önemli bir gönül insanıdır.
Onun hikâyesi aynı zamanda Akdeniz’in iki yakası arasında kurulan manevi ve kültürel bağın hikâyesidir. Endülüs’ten taşıdığı ilim ve irfan birikimini İskenderiye’nin çok kültürlü dünyasıyla buluşturan Ebu’l Abbas el-Mursi, çevresinde oluşan sohbet ve eğitim halkalarıyla şehrin manevi kimliğinin şekillenmesine katkıda bulunmuştur.
Bugün onun adını taşıyan cami; kubbeleri, zarif minareleri ve etkileyici taş işçiliğiyle İskenderiye’nin İslami siluetinin en dikkat çekici yapılarından biridir. Caminin içinde ve türbenin çevresinde, şehrin günlük hayatı ile yüzyıllardır devam eden manevi ziyaret geleneğinin nasıl iç içe yaşadığını görüyoruz.Ebu’l Abbas el-Mursi’nin hayatını ve tasavvuf geleneğindeki yerini dinliyor, türbe ziyaretimiz sırasında dualarımızı ediyoruz. Ziyaret ve ibadet koşullarının uygun olması hâlinde namazımızı camide eda ediyoruz.
Manevi ziyaretimizin ardından Akdeniz kıyısında yükselen Kayıtbay Kalesi’ne geçiyoruz. Memlük Sultanı Kayıtbay tarafından İskenderiye’yi denizden gelebilecek tehlikelere karşı korumak amacıyla yaptırılan bu görkemli kale, İslam dünyasının Akdeniz’deki savunma tarihinin önemli yapılarından biridir.Antik dünyanın yedi harikasından biri kabul edilen İskenderiye Feneri’nin bulunduğu bölgede yükselen kale, şehrin farklı tarihî dönemlerini aynı noktada buluşturmaktadır. Bir zamanlar denizcilere yol gösteren büyük fenerin bulunduğu yerde daha sonra şehri koruyan bir kalenin yükselmesi, İskenderiye’nin tarih boyunca Akdeniz’e açılan stratejik kapı olma özelliğini koruduğunu göstermektedir.Kale çevresinde Akdeniz’in ve İskenderiye sahilinin panoramik manzarasını seyrediyor, kentin denizle kurduğu güçlü bağı hissediyoruz.
Programımızın devamında İskenderiye’nin farklı medeniyet katmanlarını yansıtan önemli noktalarını panoramik olarak görüyoruz. Halk arasında Pompeius Sütunu olarak tanınan Roma dönemi anıtını görürken, İskenderiye’nin Greko-Romen geçmişine uzanan hikâyesini dinliyoruz.Ardından antik dünyanın en önemli ilim merkezlerinden biri olan eski İskenderiye Kütüphanesi’nin hatırasını yaşatan modern İskenderiye Kütüphanesi’ni dışarıdan görüyoruz. Bilginin, araştırmanın ve kültürler arası etkileşimin sembolü olan yapı, İskenderiye’nin geçmişte olduğu gibi bugün de bir ilim ve kültür şehri olma iddiasını temsil etmektedir.
Sahil şeridi boyunca gerçekleştireceğimiz panoramik gezimiz sırasında Akdeniz’e açılan limanları, tarihî şehir dokusunu ve İskenderiye’nin kendine özgü gündelik hayatını gözlemliyoruz. Program ve zaman koşullarının elvermesi hâlinde Montaza bölgesini ve saray bahçelerini panoramik veya kısa ziyaret şeklinde görüyoruz.
Gün boyunca gerçekleştireceğimiz ziyaretlerin ardından İskenderiye sahilinde bulunan yerel restoranımıza geçiyoruz. Akdeniz manzarası eşliğinde alacağımız akşam yemeği menümüzde soğuk mezeler ve salata çeşitleri, günün ızgara veya kızarmış mevsim balığı ile tatlı veya meyve sunuluyor.
Akşam yemeği dahildir. Yemek sırasında limitli içecekler sunulacaktır.
Ardından sahil bölgesinde kısa bir serbest zaman veriyoruz. Belirlenen saatte yeniden buluşarak, gece yarısından sonra gerçekleşecek dönüş uçuşumuz için Borg El Arab Havalimanı’na hareket ediyoruz.
9. Gün
İskenderiye – İstanbul
MANEVİYATLA ZENGİNLEŞEN HATIRALARLA DÖNÜŞ
Gece yarısından sonra Borg El Arab Havalimanı’na ulaşıyoruz. Bilet, bagaj ve pasaport işlemlerimizin tamamlanmasının ardından Pegasus Hava Yolları’nın PC629 sefer sayılı tarifeli direkt uçuşu ile saat 03.20’de İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’na hareket ediyoruz.
Kahire’nin Ehl-i Beyt makamları, âlimleri ve sultanları; Giza’nın binlerce yıllık mirası; Tanta ve İskenderiye’nin tasavvuf geleneği boyunca devam eden yolculuğumuzu tamamlıyoruz.
Bu özel rota boyunca yalnızca Mısır’ın tarihî eserlerini görmekle kalmadık; farklı medeniyetlerin, inançların, ilim ve irfan geleneğinin aynı topraklarda bıraktığı izleri de yakından tanıdık. Dualarla, manevi anlatımlarla ve birlikte biriktirdiğimiz güzel hatıralarla Mısır’a veda ediyoruz.Yerel saatle 06.25’te İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’na varışımızın ardından turumuz sona eriyor.
Gece yarısından sonra Borg El Arab Havalimanı’na ulaşıyoruz. Bilet, bagaj ve pasaport işlemlerimizin tamamlanmasının ardından Pegasus Hava Yolları’nın PC629 sefer sayılı tarifeli direkt uçuşu ile saat 03.20’de İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’na hareket ediyoruz.
Kahire’nin Ehl-i Beyt makamları, âlimleri ve sultanları; Giza’nın binlerce yıllık mirası; Tanta ve İskenderiye’nin tasavvuf geleneği boyunca devam eden yolculuğumuzu tamamlıyoruz.
Bu özel rota boyunca yalnızca Mısır’ın tarihî eserlerini görmekle kalmadık; farklı medeniyetlerin, inançların, ilim ve irfan geleneğinin aynı topraklarda bıraktığı izleri de yakından tanıdık. Dualarla, manevi anlatımlarla ve birlikte biriktirdiğimiz güzel hatıralarla Mısır’a veda ediyoruz.Yerel saatle 06.25’te İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’na varışımızın ardından turumuz sona eriyor.
Fiyata Dahil Hizmetler
- Ekonomi Sınıfı Uçuşlar
- Havaalanı Vergileri
- Belirtilen Kategori Otellerde Konaklama (7 Gece)
- Programda Belirtilen Yemekler (Hurghada’da alkolsüz her şey dahil konseptinde konaklama ve otelin konsept saatleri ile hizmet koşulları kapsamında sunulan yiyecek ve alkolsüz içecekler - Program kapsamında belirtilen otel kahvaltıları - Luksor’da yerel restoranda alınacak öğle yemeği ve yemek sırasında sunulacak limitli alkolsüz içecekler - Luksor’daki otelde alınacak akşam yemeği ve yemek sırasında sunulacak limitli alkolsüz içecekler - El Minya’daki otelde alınacak akşam yemeği ve yemek sırasında sunulacak limitli alkolsüz içecekler - Karun Gölü kıyısındaki yerel restoranda, göl balığı ağırlıklı menüyle alınacak öğle yemeği - Fayum’daki Bedevi kampında alınacak akşam yemeği, yemek sırasında sunulacak limitli alkolsüz içecekler - Kahire’de Al Saraya sabit gemi restoranında alınacak açık büfe akşam yemeği ve yemek sırasında sunulacak limitli alkolsüz içecekler - Kahire’de Mevlana Restaurant’ta alınacak özel menü akşam yemeği - İskenderiye’de deniz kıyısındaki yerel restoranda alınacak balık menülü akşam yemeği )
- Panoramik Şehir Turları (Hurghada’da gerçekleştirilecek panoramik şehir gezisi - Giza Piramitleri bölgesi, panoramik seyir noktası, Sfenks ve Vadi Tapınağı ziyaretleri ile programa dahil standart alan girişleri)
- Programda Dahil Olduğu Belirtilen Turlar (El Mina Camii ziyareti - Fayum’da 4x4 arazi araçlarıyla gerçekleştirilecek çöl safari programı, panoramik duraklar, gün batımı deneyimi ve Bedevi kampı transferleri - Sea Scope ile Kızıldeniz’in mercanlarını ve su altı yaşamını izleme deneyimi - Karnak Tapınak Kompleksi girişi ve rehberli ziyareti - Krallar Vadisi girişi ve program kapsamında dahil olduğu belirtilen standart firavun mezarlarının ziyareti - Kraliçe Hatşepsut Anıt Tapınağı girişi - Memnon Heykelleri ziyareti - Luksor Tapınağı girişi - Ebu’l Haccac Camii ve Türbesi ziyareti -İskenderiye’de Kayıtbay Kalesi ziyareti ve programa dahil standart giriş ücreti - Fayum’da çömlek ve seramik atölyesi ziyareti ile program kapsamında gerçekleştirilecek temel uygulamalı atölye deneyimi - Program kapsamında belirtilen cami, makam, türbe, tarihî alan ve şehir ziyaretleri (El Minya, Al Bahnasa, Tunis Köyü ve Tanta taahhüdümüz altındadır, Sohag şartların elverişli olması durumunda yapılacaktır.)
- Alan - Otel / Otel - Alan Transferi ve Şehirlerarası Transferler (Havalimanı karşılama, uğurlama, araç ve destinasyon içi asistans hizmetleri)
- İkramlar (Öğle yemeğinin programa dahil olmadığı günlerde araç içerisinde sunulacak atıştırmalık ikramları - Dört saati aşan uzun yolculuklarda, yol ve trafik şartlarının güvenli ve uygun olduğu bölümlerde sunulacak limitli çay ve kahve ikramları - Dört saati aşan uzun yolculuklarda araç içerisinde sunulacak atıştırmalık ikramları - Yerel kapsama alanı ve kullanım kotası çerçevesinde ücretsiz araç içi Wi-Fi hizmeti - Tur boyunca araçlarda misafirlerin kullanımına sunulacak yeterli miktarda ücretsiz içme suyu)
- Rehberlik Hizmetleri (İslam tarihi, Mısır tarihi, Ehl-i Beyt mirası, Memlük ve Osmanlı eserleri konusunda bilgili ve tecrübeli profesyonel Türkçe rehberlik hizmeti ve gerekli yerlerde aynı bilgi ve tecrübelere sahip lokal rehberlik hizmeti. (Bu hizmetimiz bazı tarihlerde Mısır karşılamalı olarak verilebilir)
- Mesleki Sorumluluk Sigortası
Fiyata Dahil Olmayan Hizmetler
-
Vize Ücreti
-
Yurtdışı Çıkış Harcı
-
Programda Fiyata Dahil Olarak Belirtilmeyen Yemekler
-
Müze Ören Yeri Giriş Ücretleri
-
Ekstra Turlar
-
Kişisel Harcamalar
-
Yerel Vergi, Hizmet ve Giriş Ücretleri!
-
Tur Güvence ve Seyahat Sağlık Sigortası Paketi(Opsiyonel)40,00 USD (0-70 Yaş)
80,00 USD (71-80 Yaş)
120,00 USD (81-90 Yaş)
-
Havalimanı Kapında!(Opsiyonel)160,00 USD
Tur Kalkış Noktaları
- İstanbul (Saw) - Hurghada
- İskenderiye - İstanbul (Saw)
Açıklamalar
Tur Güvence ve Seyahat Sağlık Sigortası Paket Şartları ;
• Vize reddi nedeni ile tur iptali ve ücret iadesi (%25 muafiyet ile)
• Sigortalının kendisinin ya da 1. Dereceden yakınların ani –akut gelişen rahatsızlıklarında refakat nedeni ile tur iptal imkanı (%15 muafiyet ile)
• Sigortalı Birinci Derece yakınları vefatı nedeniyle tur iptal imkanı (Anne , Baba ,Eş ,Kardeş , Çocuk,Dede,Nine ,Torun, Bakıcı ve Aynı rezervasyondaki yolcuya eşlik eden kişi)(%15 muafiyet ile)
• Seyahatin İptali ve Yarıda Kesilmesi (Mücbir Sebep)
• Seyahat Sırasında Şahsi Eşya Çalınması KAPKAÇ (300€)
• Bagaj Kaybı ve Hasarı (400€)
• Sigortalıya Yapılacak Tedavi Nedeniyle Aile Üyelerinden Birinin Konaklaması
• Öngörülmeyen Dönüş, Aile Üyelerinden Birinin Ölümü, Daimi İkematgahta Meydana Gelen Hasar sonucu Geri Dönüş
• Tıbbi Tedavi, Tıbbi Nedenlerle Nakil veya Seyahat, Tedavi Sonrası Daimi İkametgaha Nakil, Vefat Eden Sigortalının Nakli (30.000 €)
"Tur Güvence ve Seyahat Sağlık Sigortası Paketi rezervasyondan sonra 7 güne kadar eklenebilmektedir”.
Otel Bilgileri:
Hurghada (2 Gece) – Pharaoh Azur vb. 5* Otel
Luksor (1 Gece) – Iberotel vb. 4* Otel
Al Minye (1 Gece) – Minya Hotels of the Armed Forces vb. 4* Otel
Fayyum Vahası (1 Gece) New Panorama Resort vb. Butik Tesis
Kahire (2 Gece) – Pyramids Park vb. 5* Otel
• Vize reddi nedeni ile tur iptali ve ücret iadesi (%25 muafiyet ile)
• Sigortalının kendisinin ya da 1. Dereceden yakınların ani –akut gelişen rahatsızlıklarında refakat nedeni ile tur iptal imkanı (%15 muafiyet ile)
• Sigortalı Birinci Derece yakınları vefatı nedeniyle tur iptal imkanı (Anne , Baba ,Eş ,Kardeş , Çocuk,Dede,Nine ,Torun, Bakıcı ve Aynı rezervasyondaki yolcuya eşlik eden kişi)(%15 muafiyet ile)
• Seyahatin İptali ve Yarıda Kesilmesi (Mücbir Sebep)
• Seyahat Sırasında Şahsi Eşya Çalınması KAPKAÇ (300€)
• Bagaj Kaybı ve Hasarı (400€)
• Sigortalıya Yapılacak Tedavi Nedeniyle Aile Üyelerinden Birinin Konaklaması
• Öngörülmeyen Dönüş, Aile Üyelerinden Birinin Ölümü, Daimi İkematgahta Meydana Gelen Hasar sonucu Geri Dönüş
• Tıbbi Tedavi, Tıbbi Nedenlerle Nakil veya Seyahat, Tedavi Sonrası Daimi İkametgaha Nakil, Vefat Eden Sigortalının Nakli (30.000 €)
"Tur Güvence ve Seyahat Sağlık Sigortası Paketi rezervasyondan sonra 7 güne kadar eklenebilmektedir”.
Otel Bilgileri:
Hurghada (2 Gece) – Pharaoh Azur vb. 5* Otel
Luksor (1 Gece) – Iberotel vb. 4* Otel
Al Minye (1 Gece) – Minya Hotels of the Armed Forces vb. 4* Otel
Fayyum Vahası (1 Gece) New Panorama Resort vb. Butik Tesis
Kahire (2 Gece) – Pyramids Park vb. 5* Otel
- Yurt Dışı Çıkış Harcı havalimanlarında ödenemeyecek olup online olarak alınacaktır.
- Gün içindeki kur değişimi TL fiyatlara yansıtılmaktadır.Ödeme anındaki kurlar geçerlidir.
- Rezervasyon esnasında misafirlerimizin pasaport no, doğum tarihi ve pasaportun alınış/son kullanma tarihi bilgilerinin alınması gerekmektedir.
- Tura katılan kişilerin seyahat sırasında yanlarında Seyahat Sigortalarını bulundurmaları gerekmektedir.
- Yurtdışı Çıkış Harcının, seyahat tarihinden önce ilgili bankalara ödenmesi ve dekontun seyahat sırasında yanınızda bulundurulması tavsiye edilir.
- Acente, kategorisi aynı kalmak kaydıyla otel isimlerini değiştirme hakkını saklı tutar.
- Ekstra turların günleri; içeriğe bağlı kalmak kaydı ile katılımcı sayısına (Mimimum 20 kişi), müze ve ören yerinin kapalı olma durumuna, uçuş saatlerinde oluşabilecek değişikliklere göre rehber tarafından değiştirilebilir.
- Panoramik şehir turu, şehirlerin tanıtımı için düzenlenen 2-3 saat süreli turlardır. Panoramik şehir turları; müze ve ören yerleri girişleri içermemekte olup şehir hakkında genel bilgi vermek amaçlıdır. Bazı turlar kapalı yollar veya araç girişine izin verilmeyen noktalarda imkânlar dâhilinde toplu taşıma veya yaya olarak yapılabilir.
- Yol üzeri yapılacak ekstra turlarda; tura katılmayacak olan misafirlerimiz, rehber tarafından belirlenen mola yerinde bekleme yapacaklardır. (Benzin istasyonu, Dinlenme tesisleri, Market Vb.)
- 3 kişilik odalar, otellerin müsaitliğine göre verilmektedir. 3 kişilik odalarda ilave yatak uygulaması olup, 3. Yatak standart yataktan küçüktür.
- 2 yetişkin + 1 çocuk olan rezervasyonlarda çocuk için ayrı yatak bulunmayabilir. Çocuk fiyatları ancak çocuğun iki yetişkin yanında konaklaması durumunda geçerlidir. Çocuk indirimleri 2 yetişkin yanında kalan yaş grubuna uyan, “tek çocuk” için geçerlidir.
- Gidilen ülkelerdeki otellerde alınacak kahvaltıların içeriği Türk kahvaltısından farklıdır. Grup kahvaltıları genelde continental kahvaltı (Çay/kahve, kuruvasan ve marmelat) olarak ayrı salonda verilebilir.
- Otellere giriş saatleri uluslar arası kurallarca belirlenmiş olup, giriş saat 14:00 - 15:00 arasındadır. Çıkış saatleri 10:00 - 12:00 arasındadır.
- Bazı programlarımız birkaç alternatifli oteller bazında satışa sunulmaktadır. Birden fazla otel seçeneği olan programlarımızın rehber ve transfer aracı aynı olabilir.
- Fuar, kongre, konser, etkinlik, spor turnuvası vb. gibi dönemlerde oteller, belirtilen lokasyonlardan veya km’ lerden daha fazla mesafede kullanılabilir.
- Promosyon ibaresi olan turlarımızda otellerimizin konumu ve verilen içeriği standart paketlerimize göre farklılık gösterebilir. Promosyon turlarımızda misafir tarafından iptal veya değişiklik yapılamaz.
- 18 yaş altı reşit sayılmayan çocukların anne veya babalarından biri veya ikisi ile beraber tura katılmadığı durumlarda, tura katılım için gerekli olan muvafakatnamelerin seyahat sırasında kişilerin yanında bulundurulması zorunludur.
- Turlar başka acente turları ile birleştirilebilir.
- Uçak saatlerine bağlı olarak programda değişiklik olabilir.
- Bazı havayollarında yeme-içme ve online check-in hizmetleri ücrete tabi olabilir.
- Otobüslü turlarımızda, rezervasyon esnasında kesinlikle “Koltuk Numarası” garantisi verilmez. Otobüslü turlarımızda kullanılacak araç tipleri, katılımcı sayısına göre belirlenmektedir.
- T.C. Yeşil Pasaportu ile seyahat edecek misafirlerimizin pasaport alınış tarihi 10 yıldan eski ise; pasaportlarını yenilemeleri gereklidir.
- Pasaport süresi bittikten sonra imza karşılığı süresi uzatılan yeşil pasaportlar geçerli olmamaktadır. Mutlaka yeni defter olarak güncel pasaport çıkartılması gerekmektedir.
- Yırtık, yıpranmış, ıslanmış ve/veya benzeri tahribat(lar)a uğramış pasaportlar nedeniyle ziyaret edilecek ülke sınır kapısında gümrük polisi ile sorun yaşanmaması adına; anılan pasaportların yenilenmesi ve T.C. vatandaşlarına vize uygulayan bir ülke ise ilgili vizenin yeni pasaportta olması gerekmektedir. Aksi durumda sorumluluk yolcuya aittir.
- Seyahat bitiş tarihi sonrası, pasaport geçerlilik süreleri ülkelere göre minimum 3 ay ile 1 yıl aralığında değişkenlik göstermektedir. Ülkelerin talepleri olan pasaport geçerlilik süresi bilgilerine buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. Aksi durumda misafirlerimiz ülke pasaport polisleri tarafından ülkeye alınmama durumu ile karşılaşabilir.
- Schengen bölgesine seyahat edecek herhangi bir pasaport tipine sahip misafirlerin eğer pasaportlarının alınış tarihi 10 yıldan eski ise; pasaportlarını yenilemeleri talep edilebilir. Aksi halde gidecekleri ülkeye kabul edilmeyebilirler ve/veya Türkiye'den havayolu firması tarafından uçuşları gerçekleştirilmeyebilir. Böyle bir durumda sorumluluk yolcuya aittir.
- Schengen Vizesi istenen destinasyonlara yapılan gezilere katılacak T.C. Vatandaşı misafirlerin mutlaka vize geçerliliğini, çok girişli olup olmadığını, kullanım süresinin bitişini kontrol etmesi gerekmektedir.
- T.C. vatandaşı olsa dahi, yurt dışı gezisine farklı bir ülkeden sahip olduğu pasaport ile çıkacak misafirlerimizin, seyahat edeceği ülke(ler)de vize uygulaması olup olmadığı hakkında, ilgili konsolosluğa başvurarak bilgi alması gerekmektedir.
- Turun iptali durumunda vize ücreti iade edilmez. Vize alınmış olması, ülkeye giriş yapılabileceği anlamına gelmez, pasaport polisinin ülkeye sokmama yetkisi vardır. Bu durumdan Tatilsepeti.com sorumlu değildir, sorumluluk misafire (yolcuya) aittir.
- Yeterli sayı sağlanamadığı takdirde geziler yapılamamakta veya ekstra gezi fiyatları, içerik, kullanılacak araç ve katılımcı sayısına göre değişiklik göstermektedir.
Biz Sizi Arayalım
Konu başlığına göre sorumlu olacak departmanlar farklılık göstermektedir. Konu başlığını doğru seçmeniz talebinizin en kısa sürede sonuçlanmasına yardımcı olacaktır.